Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye sert ‘DNA’ yanıtı: ‘Testi birlikte yaptıralım, kimin ne olduğu çıksın ortaya’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine cevap veren Kılıçdaroğlu “Sayın Bahçeli bugün ‘Ey Kılıçdaroğlu DNA testi yap’ diye. Vallahi güzel bir öneri ama bir şartım var. Beraber DNA testi yapacağız, kimin ne olduğu çıksın ortaya” dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündemi değerlendiriyor. Grup toplantısı 600 milletvekilini temsilen Türkiye’nin 81 ilinden gelen 600 gencin katılımı ile gerçekleşti. Kılıçdaroğlu’nun konuşması öncesi gençler ‘iktidar’ ve ‘Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu’ sloganları attı.

Sosyal medyadan açıkladığı başörtüsü konusu hakkında açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Saray beni iyi dinlesin. Kadınların duygularını, inançlarını istismar ettiğiniz yeter bugün kanun teklifimizi Gazi Meclis’imize veriyoruz. Göreceğiz kim samimi, kim samimi değil. Artık kanunu çıkartalım bu çağ dışı tartışma bitsin. Yüreği yeten peşimden gelsin.” dedi.

‘5’li Çete’ olarak nitelendirdiği şirketlerin sahiplerine seslenen Kılıçdaroğlu “Havuz medyası her kanaldan besleniyor. En büyük kaynağı beşli çete. Beşli çetenin varlık nedeni havuz medyası, havuz medyasının varlık nedeni de beşli çetedir. O nedenle söylüyorum geliyor gelmekte olan, beşli çeteyi bulacağız ve yakalayacağız onları.” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’lilerin kullandığı dile dikkat çeken CHP lideri “Onlar bizi zaman zaman tahrik ederek sokaklara çekmek istiyorlar. Cam çerçeve indirtmek, polisleri üstümüze salmak istiyorlar. Çok dikkatli, çok kararlı hep birlikte sandığı bekleyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının satır başları şu şekilde:

Her toplantıya bazen acı haberlerle başlıyoruz. Bir müzisyenimizin öldürülmesi hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Bir müzisyeni öldürmek, bu kadar kavga, kamplaşma toplumu nereye götürecek? Sevgili gençler, Türkiye’yi barıştırmak istiyorum. Türkiye’de huzur olsun istiyorum. Türkiye’de her genç bu ülkenin caddelerinde, parklarında özgürce gezsin istiyorum. Her genç istediği müziği dinlesin, yapsın istiyorum. Türkiye’de her genç düşünce özgürlüğüne sahip olsun, siyasetçileri yeri geldiğinde rahatlıkla eleştirebilsin. Özgürlük, huzur yani bu ülkede hangi görüşten, inançtan, kimlikten olursa olsun hep beraber huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bunun yolunu açmak istiyorum.

CUMHURİYET’İN 100. YILINDA DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRACAĞIZ

Adaletin olmadığı bir yerde gençlik, üretim, düşünce özgürlüğü, hak-hukuk, devlet olmaz. Devleti inşa edeceğiz, adalet üzerine inşa edeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün size emanet ettiği Cumhuriyet’i 100. yılda ikinci yüzyıla giderken o Cumhuriyet’i demokrasi ile taçlandıracağız. Bunun sözünü veriyorum size. En büyük gücüm bu ülkenin gençleri yani sizlersiniz.

7,5 MİLYON GENCİN TARİHSEL BİR SORUMLULUĞU VAR

7.5 milyon gencimiz ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. 7.5 milyon gencin tarihsel bir sorumluluğu var. Ya bir dikta yönetimine kalıcılık sağlayacağız ya da bir dikta yönetimini demokratik yollarla sonlandıracağız. İkincide benimle beraber olmaya hazır mısınız? Hazırsanız beraber çalışacağız. Benim kadar çalışmayabilirsiniz. Onu da anlayışla karşılarım. Benim sorumluluğum günün 24 saati çalışmaktır. Gençlik kollarının, kadın kollarının sorumluluğu günün 24 saati çalışmaktır. Dokunulmayan insana dokunacağız, uğranılmayan eve uğrayacağız. Onların sorunlarını dinleyeceğiz nasıl çözeceğimizi de anlatacağız. Kavgadan bıktığımızı, saygın bir Türkiye istediğimizi birilerine el avuç açan bir Türkiye değil onuruyla kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye istediğimizi her yerde anlatacağız. Görevinizin kolay bir görev olmadığını biliyorum, farkındayım. Önünüze engeller çıkarılacak bunun da farkındayım ama sizler Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Türkiye’nin gençleri her engele aşıp hedefe ulaşma konusunda kararlı ve azimli olmak zorundasınız.

BASINA ‘SANSÜR’ YASASI

Sesinizi kısmak isteyebilirler. Onun hazırlıklarını yapıyorlar. Dezenformasyon yasası getirdiler. Geçen dönem CHP’liler buna karşı çıktı, geri çektiler. Şimdi ilk önce bu yasa teklifini getiriyorlar. İki tür medya var şu anda. Bir gazeteciliğin hakkını veren, eleştirel olarak olaylara bakan, gerçekleri topluma aktaran özgürlükçü medya diyoruz. Burada görev yapanlar gerçek anlamda birer gazeteci. Bu özgür medyada görev alan ve kalemini satmayan bütün gazetecilere buradan selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyorum. Kalemini, dolayısıyla iradesini satan gazetecilere gazeteci denmez. Onun adına da ‘havuz medyası’ diyoruz. Havuz medyasının neler yaptığını, toplumu nasıl kamplaştırdığını, beğenmediği kendilerini övmediği insanları nasıl düşman ettiklerini gayet iyi biliyoruz. Yalanın her türlüsünü yazabiliyorlar. Bakın televizyon kanallarına hiçbir AK Partili milletvekili tartışma programlarına katılamaz, katılmıyor zaten. Çünkü vicdanı olan AK Parti milletvekilleri doğruyu söylerse ne olur diye kaygı içerisindeler. Kalemini satan gazeteci kimlikli insanları çıkarıyorlar. Hiçbirisi gazeteci değil. Kalemini satan insandan gazeteci olmaz.

YANDAŞ MEDYA TEPKİSİ “BAYİDE YOK TRAJLARI 100 BİNİN ÜSTÜNDE”

Basın İlan Kurumu, Basın İnfaz Kurumu’na dönüştü. Demokrasi bu değildir. Demokrasiyi savunuyoruz, baskı rejimini değil. Havuz medyasının gazeteleri… Sabah, Akşam bir sürü gazeteleri var. Bayide yok trajları 100 binin üzerinde, dünyanın parası aktarılıyor. Sizin ödediğiniz vergilerle aktarılıyor. Bütçe konuşmasında trajların sağlıklı bir bağımsız kuruluş tarafından denetlenmesi ve ilanların buna göre verilmesini istedim yapmıyorlar. Sizin ödediğiniz vergileri havuz medyasına aktarıyorlar. Hiç merak etmeyin hepsini beraber çözeceğiz.

“5’Lİ ÇETEYİ BULACAĞIZ VE YAKALAYACAĞIZ”

Havuz medyası her kanaldan besleniyor. En büyük kaynağı beşli çete. Beşli çetenin varlık nedeni havuz medyası, havuz medyasının varlık nedeni de beşli çetedir. O nedenle söylüyorum geliyor gelmekte olan, beşli çeteyi bulacağız ve yakalayacağız onları.

“BEN BU ÜLKENİN GENÇLERİNE GÜVENİYORUM”

Getirmişler bir kanun teklifi özgür medyayı susturmak için başka arayışlara giriyorlar. Biz bunu da biliyoruz. Hangi arayışın içine girerlerse girsinler bu ülkenin gençleri doğruları mutlaka görecektir. Doğruları mutlaka Türkiye coğrafyasında seslendirecektir. Ben bu ülkenin gençlerine katıksız güveniyorum ve inanıyorum.

Bir şeyden emin olmanızı isterim gerçekten de motorları maviliklere süreceğiniz bir ortamı yaratmak benim boynumun borcudur. Dezenformasyon yasasını getirmelerinin temel amacı saray ve şürekasının ve onun beslemelerinin yaptığı yolsuzlukları kimseler yazmasın diye. Haberlere yasak getiriyorlar. Halk gerçekleri görmesin, toplumun nasıl soyulduğunu kimse görmesin diye ama bizler yapacağız, doğruları söylemeyi temel ilke kabul edeceğiz.

“DEVLETİ YÖNETEMEDİKLERİNİ İTİRAF EDİYORLAR”

‘Türkiye’nin bu hale gelmesi dış güçler yüzünden’ deniliyor. Devleti yöneten iktidara ‘Peki siz neredeydiniz?’ diye sorun. Demek ki ülkeyi yönetemiyorsunuz. ‘Son mermiyi de ekonomiye sıkmışlar’ dedi. Şu akla bakar mısınız? Devleti yönetemediklerini itiraf ediyorlar. Eskiden hep CHP’yi suçlarlardı. Şimdi artık baktılar halkta inanmıyor… Geniş kitlelerin doğrularını bilmesini istemiyorlar.

FAİZ ÇIKIŞI

Bir şeyi bilmenizi isterim. Şu anda ülkeyi yönetenler gayet açık ve net halka yalan söylüyorlar. ‘Faize karşıyız, indireceğiz’ diyorlar. Hangi faizi indirdiler? Merkez Bankası’nın bankalara açtığı faizi indirdiler. Vatandaşın devletten alacağı varsa onun faizi yüzde 9. Şu soygun düzenine bakar mısınız? Bu yılın bütçesini ilk 8 ayında bütçeden ödenen faiz 250 milyar lira. Çiftçiye verdikleri faiz 25 milyar lira, esnafa 6 milyar lira.

ERDOĞAN’I ÖRNEK GÖSTERDİ: BU DİLİ SAKIN KULLANMAYIN

‘Sırf daha iyi arabaya binmek, daha iyi telefon alabilmek, daha iyi konsere gidebilmek gibi süfli heveslerle ellerin yani başka ülkelerin kapısına varanlara acıyarak bakıyorum’ diyor. Sevgili gençler bu dili sakın kullanmayın. İnsanınıza saygılı olun. Bu dil kutuplaşmayı yaratan bir dildir. Böyle bir dili kendi gençlerine niye kullanıyorsun? Sen ülkede iş verdin de çalışmadı mı? Türkiye’deki gençler sarayın ya da havuz medyasının beslemeleri olmak istemediler. Bu gençler çalışarak, üreterek, kazanarak kendilerine daha iyi bir yaşam kurmak istediler.

HEP BİRLİKTE SANDIĞI BEKLEYECEĞİZ

Onlar bizi zaman zaman tahrik ederek sokaklara çekmek istiyorlar. Cam çerçeve indirtmek, polisleri üstümüze salmak istiyorlar. Çok dikkatli, çok kararlı hep birlikte sandığı bekleyeceğiz. Sandık geldiği zaman her birimiz tek tek sandığa gideceğiz. Türkiye’nin kaderini hep birlikte değiştireceğiz.

Gençlik hayal kurmak demektir. Hayal kurmak sakın vazgeçmeyin. Güzel hayalleriniz olsun. Bir şeyden emin olmanızı isterim. Sizin hayalleriniz benim hedefim olacak ve biz o hedefi gerçekleştireceğiz.

BAHÇELİ’YE ÇOK SERT DNA YANITI

Sayın Bahçeli bugün ‘Ey Kılıçdaroğlu DNA testi yap’ diye. Vallahi güzel bir öneri ama bir şartım var. Beraber DNA testi yapacağız, kimin ne olduğu çıksın ortaya. Benim kim olduğumu öğrenmek istiyorsan Konya’nın Akşehir’ine gideceksin. Seyyid Mahmudi Hayrani türbesinde bir Fatiha okuyacaksın. İki İstanbul Müftülüğüne gideceksin Kuyudi Kadime Arşivi’ne bakacaksın. Benim kim olduğumu öğreneceksin. DNA testi yapmaktan asla vazgeçmem. Kim olduğumu biliyorum, herkesin kimliği nasıl şerefliyse benim kimliğim de benim şerefimdir.

“YÜREĞİ YETEN PEŞİMDEN GELSİN”

Saray beni iyi dinlesin. Kadınların duygularını, inançlarını istismar ettiğiniz yeter bugün kanun teklifimizi Gazi Meclis’imize veriyoruz. Göreceğiz kim samimi, kim samimi değil. Artık kanunu çıkartalım bu çağ dışı tartışma bitsin. Yüreği yeten peşimden gelsin.

Ülkemizin çok açık yaraları var daha cesur adımlar atmamız gerekecek. Oy hesabı değil huzurun, geleceğin, büyümenin, itibarlı bir Türkiye’nin hesabı için biz bunu yapıyoruz. Omuz omuza yapacağız dostlarım.

04 Eki 2022 - 16:25 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.


Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi


Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?