Başkan Özcan: Benim iki tane ablam var

Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan, Gazete Aydın Haber Koordinatörü Hasan Kadife’ye verdiği röportajda Nazilli siyaseti, belediyenin çalışmaları, Aydın Büyükşehir Belediyesi ile ilişkileri, belediyenin mali durumu, 31 Mart’ta Haluk Alıcık’tan devraldıkları belediyenin mali durumuyla ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Gazete Aydın
Gazete Aydın Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Son günlerde ismi Aydın siyasetinde parti değiştireceği iddialarıyla gündeme gelen, Nazilli’ye yaptığı hizmet ve yatırımlarla dikkat çeken Kürşat Engin Özcan, usta gazeteci Hasan Kadife’nin sorularını tüm içtenliğiyle yanıtladı.

Başkan Özcan, parti değiştireceği ve Aydın Büyükşehir Belediyesi ile ilişkilerinin kötü olduğu iddialarının sorulması üzerine Başkan Çerçioğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i kastederek, “Benim iki tane ablam” var ifadelerini kullandı. Başkan Özcan, 31 Mart 2019’da MHP’li Haluk Alıcık’tan devraldıkları belediyenin mali durumuyla ilgili çok çarpıcı bilgiler de paylaştı. Başkan Özcan, önceki dönemde nereye harcandığı belli olmayan malzemelerin alındığını fark ettiklerini, yaptıkları inceleme sonrasında şüpheli buldukları işlemlerle ilgili yetkili makamlara başvurduklarını açıkladı. Başkan Özcan, Nazilli Belediyesi’nin Büyükşehir yasasıyla beraber gelirlerinin büyük ölçüde azaldığını, hizmet etmek için ek bütçeler yaratmaya çalıştıklarının altını çizdi.

Hasan Kadife: Seçimlerin üzerinden 20 ay geçti. Nasıl bir belediye devraldınız, ne gibi çalışmalar yaptınız?

Kürşat Engin Özcan: Ben şimdiye kadar emek harcamış herkese teşekkür ediyorum. Gelinen noktayı seçildikten sonra vatandaşlarımızla paylaşmıştık. O tablonun üzerine de gelen yükler oldu. Nazillispor gibi ciddi bir yapımız da var. Zamanında iyi destekler alınmış. Gelinen süreçte bizim ilçe başkanlığı yaptığımız dönemler de var ancak belediyenin işleyişine karışmak mümkün olmuyor. Orası siyasi, burası idari bir yapı. Her emek verenden Allah razı olsun diyoruz. Vatandaşlarımız memnun olmamış ki bizi seçti. Biz de iddialarımızı ortaya koymuştuk. Bu süreci yürütmeye çalışıyoruz. Mali, idari disiplini sağlamaya çalıştık. Dengeli bir yapı oluşturduk. Seçildikten sonra sel, koronavirüs, yangın sezonu ve ardından yeniden sel felaketleri oldu. Bir deprem felaketi yaşadık. Ülke genelindeki depremlere destek verdik. 27 milyon TL’lik bir borç ödemesi gerçekleştirdik. Dengeli gitmeye çalışıyoruz. Yaptığımızı da vatandaşlarımıza söylüyoruz. Önceki dönemde borç artık döndürülemez bir noktadayken, daha yeni borçlar oluşturmadan devam ediyoruz. Hiçbir siyasi yapının baskın olmayacağı, bilakis Nazilli’nin menfaatlerinin üstün tutulduğu bir yönetim anlayışına sahibiz.

Hasan Kadife: Büyükşehir’in desteğinden memnun musunuz? Yeterince destek alabiliyor musunuz?

Kürşat Engin Özcan: Tabi ki ben isterim ki, bir belediye başkanı olarak şunu isterim; Nazilli’nin bütün altyapısını birden değiştirelim. Girilsin, baştan sona içme suyu şebekesi, kanalizasyon şebekesi, yağmurlama şebekesi, elektrik, Telekom, doğalgaz hatları, fiber optik hatları hepsi birlikte değiştirilsin. Şehre birden böyle sihirli değnek değmiş gibi. Ama burada rakamlar önümüzde dönüyor, Büyükşehir Belediye Başkanımızın da önünde dönüyordur. Sadece Nazilli’de bütün kaynakları aktarsanız bile çok zor olacak bir iş. Bunun bir plan dahilinde yapılmasını istedik. Her belediye başkanı, her şehrin sakini de bunu istiyordur. Evin önünden güzel yollar geçsin, kaldırımları ışıl ışıl olsun. Haklarıdır. Biz de bunu vermek için uğraşıyoruz.

Hasan Kadife: Özlem Hanım ile aranız nasıl?

Kürşat Engin Özcan: İyi, teşekkür ediyoruz kendisine. Sağolsunlar. Ben isterken 17 belediye başkanının da istediğini düşünüyorum. Didim, Kuşadası yazın yüz binlerce insanın ağırlandığı yer. Dışardan gelen insanların ağırlandığı yer. Oralara öncelik verilmesine haksızlık demiyoruz. Süreç içinde bizle de ilgili işlerini yapıyorlar. Plan ve imkan dahilinde yapılabilecek şeylerdir. Dediğim gibi, benim gönlümden geçiyor işte Derebaşı Köyü’nün Yavansu Mahallesi’ndeki caminin de her işi bitmiş olsun. Yol, su, alt ve üstyapı çalışmaları da bitmiş olsun. Biz belediye olarak oradaki her türlü temizliği ve şehrin sakinlerinin hak ettiği hizmetleri götürelim. Bunu istiyoruz ama bu şartlarda gün geliyor 2 milyon 600 bin lira para geliyor kesintilerden sonra 3 milyon 800 bin lira bizim personel çıplak maaşımız var. Sigortası yok vergisi yok.

Hasan Kadife: Nazilli Belediyesi’nin bu kadar borçlanmasının ana sebebi ne?

Kürşat Engin Özcan: Yani şöyle bir şey, 2009’dan 2014’e geçen süreçte bugünün parası 16 milyon lira tahmini para gelen yapı var. 16 milyon lira bugün gelse bize her şeyi yaparsınız. 3-4 milyon maaş tutsa. Geriye aylık 9 milyon lira kalıyor. Oradan yasa değiştikten sonra bu para birden 2 milyon TL düşünce. Sadece burada şu ön görülmeliydi, bizim paramız artık yasa değişinceye kadar veya başka bir kaynak bulununcaya kadar bu, bu olduğu içinde ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız düşüncesi içinde olunması gerekiyordu.

Hasan Kadife: Yorgana göre uzatmamışlar o zaman?

Kürşat Engin Özcan: Bu bir alışkanlık tabi. Şimdi siz beysiniz. Herkese her istediğini yapıyorsunuz. İşte Çanakkale’ye, Kapadokya’ya, yiyeceklerine, içeceklerine, konaklamalarına tutun bir beysiniz. Ama birden bir yasa değişiyor ve elinizden bütün para alındıktan sonra. İşte o sırada bu alışkanlıkları bırakmanız lazım. Biz seçildiğimizde geldi arkadaşlarımız, biz dedik biz bunu yapamayız. Bunlar yapıldığı için bu rakamlara ulaşılmış. Biz bunu devam ettirirsek bu rakamlardan aşağı düşme şansımız yok. Çok ciddi tasarruflar uyguladık. Birçok noktada, elbette onların da hakkı ama acil işler varken, ödenmesi gereken resmi rakamlar, resmi borçlar varken, işte başka yerlerdeki özel işlerin yapılması çok uygun değil. Araba freni boşalmış vaziyette gidiyordu. Frene bastık durmadı. El frenini çektik durmadı. Takoz koyduk aracı öyle durdurduk. Süreç hızlı işlediği için, arkadaşların da alışkanlığı devam ettiği için bir çok noktada değişiklik yapmaya gittik. Orada da başarılı olduk diye düşünüyorum. Her gün daha iyisini yapmak için çabalıyoruz. Gelir arttırıcı önlemler uygulamaya çalışıyoruz. Bugün 15-16 milyon lira bir geliri olan belediyenin almadığı paralar olmuştur. Biz de bu paraları almaya çalışıyoruz. Bunları hareketlendirmeye çalışıyoruz. İşin kötü tarafı salgın süreci oldu. Ekonomiyi kötü etkiledi.

Hasan Kadife: Önceki dönem harcamalarından şaşırdığınız var mı?

Kürşat Engin Özcan: Var, var.. Yani alınmış müthiş rakamlarda briket var. Nereye harcandığı görünmüyor. Çimento var. Nerede kullanıldığı belli değil. Uçuk harcamalar var. İlgili makamlara ilettik. Yapılmış hata Kürşat Engin Özcan’a değil, Nazilli’ye aleyhinde yapıldığını gördüğümüz her işlemde biz ilgili makamlara bildirdik. Onların takdirinde artık. Akabinde yürüyecek işlerin hepsinin kararını onlar verecekler.

Hasan Kadife: Muhalefet partisinin belediye başkanı olarak iktidarın baskısını üzerinizde hissediyor musunuz?

Kürşat Engin Özcan: Ben ilçe başkanlığı yaptım. Siyasette her zaman şeyiniz olur, nedendir? Karşınızdaki insanı yanınıza almak istersiniz, yanınızda olmayanı yanınızda hissettirmek istersiniz. Karşınızda olmamasını istersiniz. Bu siyasetin doğası gereği olan işlerden bir tanesidir. Ben ilçe başkanı olduğumda ya abi bize geç diyoruz. Şimdi konuştuğumuzda biz de yerelde muhalefette olan arkadaşlarımıza abi bize geç, bizde rahat edersin diyoruz. Sen orada rahat değilsin, huzurlu değilsin diyoruz. Biz de diyoruz bunları yani. Bu siyasetin normal olabilecek işleri.

Hasan Kadife: Ciddi bir baskı geldi mi?

Herkes herkese yapıyordur bunu. Ben inanıyorum ki, bütün belediye başkanı arkadaşlarımız da herkesin daha farklı. Bence çok tartışılmasına gerek duyulan bir konu değil açıkçası.

“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMLA BİZİM ÇİZGİMİZ BELLİ”

Hasan Kadife: Belki net bir tavır koymadığınız için oluyor olabilir mi? (Parti değiştireceği iddiaları karşısında)

Kürşat Engin Özcan: Çok güzel sözler söylüyor insanlar. Yani, İl Başkanı, ilçe başkanları, milletvekilleri konuştuklarında. Ben her zaman nezaket sahibi bir insanımdır. Nazilli için ne yapılması, ne konuşulması gerekiyorsa, ben Büyükşehir Belediye Başkanımla bizim çizgimiz belli. Çizgimizin içinde ne konuşulması, kimlerle konuşulması gerekiyorsa konuşuyoruz. Oturduğumuzda, sayın vekilim Nazilli’nin bu ihtiyacı var demiştik. Onlar sağ olsunlar gidermeye çalıştılar. En son Kuvvet bey geldiğinde, arkeolojik kazıyla ilgili durumu anlattılar. Onlar üzerinden temin edemedikleri bir husustu. Biz de onların destekleriyle karşıladık. Onu gerçekleştiriyorduk. Bunların hepsini yaptığımız zaman güzel oluyor zaten. Biz burada siyaset değil. Yerel yönetimlerdeyiz.  Nazilli’de bu konu benim ilçe başkanlığı yaptığım dönemde de konuşulmuştu. Ben gittiğimde anlatabiliyorum, bakın efendim burda bu var, burda şu var. Bunu böyle yaparsak böyle olur. Belki birçok noktada biz Sayın Kaymakamımızla teşekkür ediyorum ben. Vefa Destek Hattı Türkiye’de 1300 belediyenin içerisinde tek Nazilli Belediyesi’ndeydi yapı. Hep hazırlıklıydık. Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz.  Biz kovid daha Türkiye’ye giriş yapmadan ilaçlamaya başlamışız. Daha Türkiye’de tespit edilmeden önce ilk ilaçlamaları Büyükşehir ekipleriyle beraber, onlar otogarda biz mahallelerde ilaçlamaya başlamışız.

Hasan Kadife: Millet İttifakı’nın belediye başkanı olarak Cumhur İttifakı’ndan destek görüyorsunuz o zaman

Kürşat Engin Özcan: Ben derdimi anlatabiliyorum. Başka belediye başkanlarımızla da konuştuğumuz zaman anlatılan durumlarda işte, kredide olsun, kaynak sağlamada olsun destek gördüklerini söylüyorlar. Bizim takıldığımız bir konu vardı. Anlattık. Baktılar, ilgilendiler.

Hasan Kadife: Bekir Kuvvet Erim bölge milletvekili. Destek görüyor musunuz mesela?

Kürşat Engin Özcan: Tabi ki. Kendisi belediyecilik yapmıştı. Geçen gün bir yerde karşılaştık. Husustan da haberdar olmuş. Dedi ki, bak başkan orada şöyle bir durum var ona dikkat et dedi. Böylesine bilgi sahibi oldukları konuda Özlem hanım da mesela Sayıştay raporuyla ilgili konuştuğumuzda, bak başkan burada bu olur, burada şu olur. En basitinden ne olursa olsun ben şey değilim, kimse kimsenin öcüsü de değil düşmanı da değil burada. Rahat rahat konuşabilmekten fayda ederim. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımın elinde bulunduğu imkanlardan hem de bilgisinden, birikiminden, tecrübesinden istifade ediyorum. Hem Sayın Bekir Kuvvet Erim İsabeyli belediye başkanlığı yaptı. Onun bilgisinden, birikiminden, tecrübesinden istifade ederim. Doğru işleri birlikte yapalım. Bayrağı çekip bir taraftan gitseniz nereye kadar gidebileceksiniz yasa belirlemiş zaten. Aynı işi YİKOB’da yapabiliyor, Büyükşehir de yapabiliyor, Nazilli Belediyesi de yapabiliyor. Kaynağınız belli. Maaşı ödeyemediğiniz rakamlarla ben oraya şunu yapacağım bunu yapacağım demenin bir manası belki imkansızlaşıyor. Ama hiç değilse hep beraber hareket edersek, sayın büyükşehir belediye başkanımız İstasyon Meydanı’ndaki proje gerçekleştiğinde. İki tane ablam var. Ben kendilerini seviyorum. Benim kimseye düşmanlığım olmaz. Olabilecek bir pozisyonda da değilim. Düşmanlık yapmak bizim ne haddimize. Sizinle bugün konuştuğumda size ters düşersem ben o an için öfkelenmiş olabilirim. Ya niye böyle düşündü böyle derim. Giderim, akşam düşünürüm. Başarılı bir örnek. Şimdi ne dersek diyelim, Sayın Cumhurbaşkanımız da başarılı bir siyasi lider. 18 yıldır siz iktidarda kalıyorsunuz. Başarılı bir siyasetçi. Yaptıklarını tasvip edersiniz, etmezsiniz, doğru bulursunuz bulmazsınız apayrı bir şey. Ama başarılı. Siyasetçinin karnesi sandıkta görünür. Sandığa giriyor çıkıyor mu? Başarılı. Yani başarılı bir siyasi lider. Yaptıklarını doğru bulup bulmamak apayrı şeyler. Tasvip ediyorsunuz, etmiyorsunuz. Ama kendisi çıkıyor, Türk toplumuna anlatıyor. Sayın Özlem Çerçioğlu, Büyükşehir Belediye Başkanımız. Yaptıklarını çıkıyor Aydın halkına anlatıyor. Oyunu alıyor mu alıyor. Görüyorsunuz, sahada görüyorsunuz mesela.
Bir de seçim çalışmasına gittik. Cumhurbaşkanlığı seçimiydi. Yeşilyurt Mahallesi’nde. Karacasu’dan Nazillİ’ye yerleşmiş bir teyzemiz. Yürüyemiyor, kalça kemiği var. Elinin üstünde hareket ediyor. Teyzecim biz sana geldik işte, oyunu istiyoruz dedik. Kimin için istiyorsunuz dedi. İşte Meral hanım dedik. Aa ben onu tanıyorum dedi. Ben ona oy vereceğim dedi. Hatta yastığımın altında onun resmi var dedi. Ben her gün onunla uyuyorum dedi. Şaşırdım. Mükemmel bir bilinirlik yani. Kızına dedi git o resmi bul diye kızı bulamadı. Gitti iki elinin üstünde içerden yatağının içerisinden aldı geldi. Kimin resmini getirdi? Özlem hanımın resmini getirdi. Ben buna oy vereceğim dedi. 50 yıl önce Karacasu’dan Nazilli’ye gelin gelmiş, yerleşmiş, kocasını kaybetmiş. Şu anda iki elinin üstünde gidiyor. Düşünün. Yastığının altında, ben onunla uyuyorum diyor. Bu başarıdır arkadaş. Ben mesela dedim, bir çok seçim gördüm. Ben oğluma da söylüyorum sana hiçbir şey bırakmayacağım iyi bir isim dışında, kızım daha anlamıyor onları ama ona da söyleyeceğim. Ama o gördüğüm şey, Yeşilyurt Mahallesi’ndeki kızı bulamadı resmi. İki elinin üstünde gitti 70 yaşında teyzemiz. Kocasını kaybetmiş, gözleri de şekerden dolayı az görüyor. Gitti iki elinin üstünde getirdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde.
Vatandaşımız evet hizmet götürdüğümüz yerlerde hepsinde bir mutluluk var. O yüzlerindeki mutluluğu istiyoruz. Başka şeyler de istiyorlar. Elbette onları da yapacağız. Ama insanlara dokunabildiğiniz yer belediyeler. Bakın doğmadan önce başlıyorsunuz, öldükten sonra da o insanla işiniz devam ediyor. Öylesine güzel bir şey ki benim yetiştiriliş tarzım, fikriyatım, hayata bakış tarzım, aldığım eğitim, yaptığım bir sürü işin, faydalı işin getirdiği nokta bu. Allah’ıma binlerce kez şükrediyorum. Yani, belki ibadetimizle, amellerimizle ahireti kazanamayacağız ama bir gün zorda olan birisinin bir işini hakkaniyetli bir şekilde çözdüğümüzde, onun Allah razı olsun demesiyle, hepimizin ahiretini de kurtarabileceğiz.

24 Kas 2020 - 14:09 - Siyaset

Muhabir Gazete Aydın


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi


Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?