Haydar Büyükdağ: Ömer Günel çok kısa sürede çok ciddi işler yaptı

Gazete Aydın Haber Koordinatörü Hasan Kadife, Kuşadası’nın önceki dönem Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi, eski Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Haydar Büyükdağ ile röportaj yaptı. Gazeteci Hasan Kadife’nin sorularını içtenlikle yanıtlayan Büyükdağ, Kuşadası’ndaki Cemevi’nin 23 yıllık süreciyle ilgili çok çarpıcı bilgiler paylaştı.

Gazete Aydın
Gazete Aydın Tüm Haberleri
+8
Haber albümü için resme tıklayın

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in Kuşadası’ndaki Cemevi’ne çok kısa sürede önemli katkılar sunduğunu belirten Haydar Büyükdağ, yapım sürecinin yanı sıra tapu konusunda da Ömer Günel’den destek aldıklarını söyledi. İmar Barışı’ndan yararlandıkları dönemde Ömer Günel’in hukuk anlamında da destek verdiğini vurgulayan Büyükdağ, “Ömer Bey sağ olsun, bizim ihtiyaç duyduğumuz her an gerek ekibiyle gerekse de kendisi. Orada da bize çok ciddi emek koydu, ön ayak oldu. Ömer Bey’in oradaki hakkını da inkâr edemeyiz” dedi.

Büyükdağ, Özer Kayalı’nın kendisini siyasete davet ettiğini ve bu davetinde işin içinde olacağı takdirde Cemevi’nin yapımının daha kısa sürede tamamlanacağını söylediğini aktardı. Özer Kayalı’nın görev süresi boyunca Cemevi’ne tek bir çivi çakmadığını söyleyen Büyükdağ, “Son noktaya geldiğimizde Özer Başkanımız Belediye Başkanı olduğu süreçten sonra üstüne basa basa söylüyorum bir tek çivi çakmadı. Niye yapmadı? Kendisine sorarsınız. Düzgün bir arkadaşımızdı. Geçmişte tanıdığımla belediye başkanı olduktan sonraki Cemevi’ne olan tavrını çözemedim. Halen kafamda soru işaretleri var. Mahalle baskısı mı vardı? Bir hayal kırıklığı” dedi.

Hasan Kadife: Cemevi inşaatı başlayalı 20 yılı aşkın bir süre oldu. Bu süreçte neler yaşandı? Katkılarından dolayı teşekkür etmek istediğiniz kimler var?

Ben 2002’den bu yana Kuşadası’ndayım. 2003 yılından bu yana da sürekli Cemevi’ne gidip gelen, hizmet etmeye çalışan bir vatandaşım. Şimdi son günlerde kamuoyunda hiç ilgisi alakası olmayan gereksiz bir takım söylemler oluştu. Öncelikle şunu söyleyeyim, yaşadığımız yerde Alevilik ile ilgili baştan beri gelen hep insanlar isteklerini alması anlamında söylemler güzel. Üç ayda, beş ayda, altı ayda burayı yaparız ederiz gibi güzel söylemler oluyor. Bizim Alevi vatandaşlarımız tabi ki duygusal ve düzgün insanlarımız. Böyle olunca da kendileri de doğru oldukları için bir takım söylemleri doğru olarak algılayıp o yönde hareket ediyorlar. 2003’den beri içinde bulunduğum, yaşadığım yerde baktığımızda ciddi anlamda Cemevi olarak çok mağdur durumdayız. Biz bu ülkenin çok değerli insanlarıyız. Sonuçta biz her şeye çok saygılı şekilde, dağa, taşa, insana, yaşam içerisinde olan ne varsa toplamına çok saygılı ve güzel bakan yüreğimiz var. Bize bakış açıları, yaşadıklarımızla mukayese ettiğimizde çok üzgün yönlerimiz de var. 23 yıl önce temeli atılan bir yer, her gelenin söz verdiği ve hiçbir şey yapmaması nedeniyle bugünlere kadar geldi. Bir şey yapmamak derken, hep sürüncemede kaldı. Verdiğimiz sözü yerine getirip bitirelim diye herkes orada siyasi anlamda nemalanmak istediği için hep yarım kaldı. Bazı isimler döndü, bir sürü şeyler oldu.

“Özer Başkan tek bir çivi çakmadı”

Orada bize yeri tahsis eden belediye başkanımız vardı, sağ olsun. Engin Berberoğlu. Engin Berberoğlu o yeri verirken, o yerin alınması için de burada bizim yöneticilerimiz, Alevi önderlerimiz vardı onların çabaları, sohbetleri doğrultusunda yer verildi. Temeli atıldı, kendi Alevi insanlarımız, Alevi dostlarımız, Alevi sevenlerin katkılarıyla belli bir yere kadar geldi. Sonrasında Fuat Akdoğan’ın çok ciddi anlamda bir katkısı oldu. Onu göz ardı etmek olmaz. Yani Aleviler vicdanlı insanlardır. Bazı değerleri de çürütüp vicdansızlık yapmamaları lazım. Burada yaşayan, olaya vakıf olan herkes biliyor Fuat Akdoğan’ın da çok ciddi katkılarının olduğunu. Sonra Fuat Bey’in dönemi bitti, Esat Altungün geldi. Esat Bey gelmeden önce burayı 6 ayda bitirebileceği sözünü vermişti. Hatta bizim 2007 veya 2008’de YOL TV’nin canlı yayını ve yemeği vardı. Orada yanılmıyorsam Esat Bey ilçe başkanıydı yanılmıyorsam. Mikrofon verilmedi diye biraz da gönül koymuştu. Sonuçta söz aldığında ‘Söz veriyorum, belediye başkanı olduktan sonra 6 ayda bitireceğim’ dedi. Esat Başkanım da sağ olsun o dönem sadece bizim Cemevi’nin etrafındaki istinat duvarlarını yaptı. Onunla birlikte minik minik katkıları var tabi. Ama bizim gönlümüzde, söz veren kişilerin görev yaptığı süreçte burayı bitirmesiydi tabi. Her sonraki göreve gelecek kişiyi bizi muhtaç bırakmamasıydı. Esat Başkanım da onu yapmadı. Sonrasında Özer Başkanımız geldi. Orada kendimi de biraz sorguluyorum ama benim oradaki direnme gücüm yetersiz kaldığı için benim de yaklaşık Özer Bey’in Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde 2 yıla yakın Belediye Başkan Yardımcılığım ve 5 yıla yakın Meclis Üyeliğim vardı. Çok direndik, çok ricalarımız oldu. Baya baya sohbetlerimiz sonucunda ama Özer Başkan bizim bu işin içerisinde olmamız için çok vaatlerde bulunmuştu. Özellikle Alevilere hizmet olarak Cemevi’ni yapabileceğini sözünü vermişti. Ama ne hikmetse büyük bir hayal kırıklığı Özer Başkandan kaynaklandı. Özer Başkan buraya hiçbir çivi çakmadı. Özer Başkan Belediye Başkanı olmadan önce zaman zaman gidip katkılarını aldığımız, aktivitelerde bize destek olan bir arkadaşımızdı. Cemevi’nin, Başkan olmadan önceki süreçte Özer Bey’in kendi firmasının yaptığı işler de vardı. Bu işleri bazı arkadaşlarımızı Özer Başkan bedava yaptı gibi söylemleri ortaya attı. Onu bedava yapmadı. Biz Özer Başkanın oradaki hizmetlerine teşekkür ederken bir firma olarak yaptığı işlerin, birkaç yerden aldığımız teklif ile yüksek kalmıştı. Özer Başkan bize yapacağı işte fiyatta ciddi anlamda bir indirimler yaptı. Yaptığı işlerin de mutabık kalıp da kaç paraysa ödedik. Neden yapmadı derken zaten hayal kırıklığı çok büyük, bizim Özer Başkan ile birlikte siyasi olarak hareket edip, benim orada olmamın en önemli nedeni de bütün topluma eşit şekilde, dostane hizmet yaparken burada yaklaşık 20 bin Alevi’nin de bir ibadethanesi olan tek bir Cemevi’ni hizmet vermesinden dolayı rica etmişti. Olursa birlikte yaparız, daha kolay olur gibi. Son noktaya geldiğimizde Özer Başkanımız Belediye Başkanı olduğu süreçten sonra üstüne basa basa söylüyorum bir tek çivi çakmadı. Niye yapmadı? Kendisine sorarsınız. Düzgün bir arkadaşımızdı. Geçmişte tanıdığımla belediye başkanı olduktan sonraki Cemevi’ne olan tavrını çözemedim. Halen kafamda soru işaretleri var. Mahalle baskısı mı vardı? Bir hayal kırıklığı.

Hasan Kadife: Özer Kayalı Aleviler için bir hayal kırıklığı mı oldu?

Kesinlikle oldu. Çünkü orada Aleviler olarak bu toplumun bir parçasıyız. Aynı ülkede yaşıyoruz aynı bayrak altında. Herkesin baktığı kadar biz de güzel şekilde bakıyoruz. Bu ülke bizim. Yaşadığımız yer de çok değer verdiğimiz bir yer. Ama bunu neden yaptı inanın bilmiyorum.

Hasan Kadife: Ömer Bey gelene kadar epey bir süre geçmiş ve baya aksamış. Ömer Bey geldikten sonra 20 ayda baya yol kat etmiş herhalde?

Ömer Bey çok kısa sürede çok ciddi anlamda bir şeyler yaptı ve halen de yapıyor. Çok kısa bir sürede. Siz Belediye Başkanı oluyorsunuz. Başkan olduktan sonra o ilçeyi yönetmek anlamında çok ciddi işlerinizi yapmanız lazım. Bir sürü şeyler var. Öncelikli olan, kadro oluşması, artı-eksileri görüp iyi analizler ile birlikte bir şeyler yapacak. Bu süreç çok kolay olmuyor. 5-6 ay değil belki 1 yılı geçecek bir süreçtir. Yaklaşık 20 ay olmasına rağmen göreve geldikten 6 ay sonraki süreçte Cemevi’ne ciddi anlamda katkılar sundu. Yani bizim daha önceden yapılıp eksik kalan çok eksiğimiz vardı. O eksikleri çok kısa bir süre içerisinde ciddi bir yol alarak çok güzel işler yaptı. Devamını da yapacağının sözünü verdi. Bizim geçmişteki bütün yaşadıklarımız, tedirgin olduğumuz şeyler şunlardı, hep verilen sözler yıllar bittikten sonra yerine gelmediği için tedirgindik. Bu kaygıyı Ömer Bey’de yaşadık mı? İnan ki yaşadık. Ama şöyle çok kısa içerisinde bizim kaygılarımızı atıp gerçekten bizim arzu ettiğimiz şekilde Cemevi’ne katkı sunmaya başladı. 2-3 ay içerisinde ciddi eksikleri giderdi, belli bir aşamaya kadar geldi. Hatta biz, 2020 yılı içinde açılışını da yapacaktık. Pandemiden dolayı Ömer Bey ile olan sohbetlerimizde topluma zarar vermemek için biz bunu biraz erteledik. İnşallah Mart Nisan aylarında dünyadaki hastalık belli bir aşamaya gelirse, ülkemizde de bir rahatlık olursa kalan eksikleri de bitirip güzel bir açılış yapacağız. Açılışa da çok değerli insanların geleceğinden eminim. Alevi olsun olmasın, canlar, canlara can katanlar gelecektir. Eksikleriyle birlikte yapacağız.

KUŞADASI CEMEVİ TAPUSUNA KAVUŞUYOR

“Ömer Bey’in oradaki hakkını da inkar edemeyiz”

Ömer Bey’in ikinci bir sözü var, tapusunu verecek. Tabi yasa dışı değil. Mevcut yapılan yasaların bize el verdiği haklar neyse onları kullanmak anlamında onları araştırmasını yapacağız. Bu son yapılandırmada da bizim orada bir hakkımız doğdu. Onunla birlikte Ömer Bey’e gittiğimizde Ömer Bey dediğim gibi tapumuzu da verecek. Bu çok da harika olacak. Sohbetlerimizde İmar Barışı doğrultusunda bir hukukçuyla paylaşmamız daha doğru olur dediğimizde öncelikle Ömer Bey ile görüştük. İmar Barışı sürecinde de Ömer Bey sağ olsun, bizim ihtiyaç duyduğumuz her an gerek ekibiyle gerekse de kendisi. Orada da bize çok ciddi emek koydu, ön ayak oldu. Ömer Bey’in oradaki hakkını da inkâr edemeyiz.

Hasan Kadife: Ömer Bey, ‘Benim Alevi vatandaşlarımıza elim, gönlüm, yüreğim açık’ dedi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Biz dünya insanıyız. Dünyanın tamamı bize aittir aslında. Kendi ülkemizde yaşıyoruz. Yaşadığımız ülkede de Alevi’si, Sünni’si, Çerkez’i, Kürt’ü, Türk’ü hiç göz ardı etmeden toplamda insan olarak, insani vasıfları taşıyıp yaşamamız gerekiyor. Ömer Bey’in bugüne kadar geçmişte söyleyip bugüne kadar yaptıkları o söylemlerini güçlendiriyor tabi ki.

Hasan Kadife: Siz de bir Alevi olarak bunu hissedebiliyor musunuz?

Ben vicdanlı bir insanım. Ömer Bey’in o söylediklerini, söylediği süreçten sonra ortaya koyduklarını gördükten sonra ona inanmamak biraz vicdansızlık olur diye düşünüyorum. Canı gönülden inanıyorum. Ömer Bey’in söyledikleriyle, gelecekteki yapacaklarıyla bunu daha fazla güçlendirecektir.

Hasan Kadife: Ömer Bey, ‘Ben Alevi olamam belki ama iyi bir can olurum size’ demiş. Oldu mu?

Can olması yönünde hareketlerine, davranışlarına baktığımızda tabi ki söylemleri yerini buluyor. Belediye Başkanlığı yaptığı yer çok kozmopolitik bir yer. Bir takım baskılar da olabilir. Ömer Bey sadece bizim değil, Kuşadası’nın yükünü almış bir insandır. Böyle olunca da çevrenin baskısıyla birlikte arzu ettiklerini çok erken bir şekilde yapamayabilir. Ama şu inancım tam; düşündüklerini hizmet etmesi gerektiği yerde iyi bir hizmet yapabileceğinden eminim. Eğer biraz sabırlı olursak. Kuşadası’nın geçmişten bugüne gelen sorunları var. Bunu ha deyince feriştahı da olsa bir çırpıda çözemez. O yüzden biraz zaman vermemiz lazım birbirimize. O zaman verdiğimiz süreç içerisinde yaptıklarına da bakmamız lazım. İyi yöne giden bir şeyleri niye yapıyorsun demek gibi bir durumumuz yok. Güzel bir kentte, güzel işler olursa ben de en iyi şekilde ticaretimi yaparım, hizmetimi veririm. Ömer Bey’in kazandırdıklarını biz de iyi bir şekilde değerlendirirsek biz de kazanmış olacağız. Ömer Bey’in yarın yapacağı bir eksiğin karşısında durmayız diye de bir şey yok. Artılarını tebrik, teşekkür edip katkı sunarız, eksileri gördüğümüzde de dostane sohbetlerimizde o eksiklerin giderilmesi anlamında kendisinin ve Kuşadası’nın zarar görmemesi için sohbetlerimiz olacak.

Hasan Kadife: Ömer Bey’in 20 aylık sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Hizmetleri, temposu ve enerjisini?      

Yurttaş olarak şunu söyleyeyim, Ömer Bey çok zeki bir adam. Hizmet verdiği toplumun bir parçası olduğunu topluma kabul ettirmeye çalıştı. Neden? Ben sabah erken çıkıp işime geldiğimde herhangi bir yerde görebiliyorum. Bir şantiyenin başında, herhangi bir olumsuzluk varsa bir vatandaş ile sohbet. Birileriyle çay, kahve içmek. Öncelikle şunu çok iyi bilmemiz lazım, biz topluma hizmet verirken yapıp yapamayacaklarımızı iyi bilmemiz için toplumun içinde olmamız lazım. Gezmemiz, görmemiz lazım. Çünkü toplum sürekli dışarda yaşadıklarını ama makamında oturan bir insandan çok daha fazla görebiliyor. Bir başkan da halkla iç içe olursa, halkın gördüklerini birlikte paylaşırsa onlar da aldıklarıyla birlikte daha erken şekilde çözecektir. Başarılı bir adam. Nazar değmesin, 20 aylık bir süreçte gayet iyi. Her tarafta görebildiğimiz, her telefon ettiğimizde, her sohbet etmek istediğimizde bir ben değil birçok insanın çok rahat ulaşabileceği, derdini anlatabileceği, bu yönü sohbet ederken de kırıcı bir yönü yok. İyi bir şekilde onları dinleyip olumlu cevaplar ile bir şeyler yaratmaya çalışıyor. İşte şu anda Kuşadası şantiye halinde. Benim de zaman zaman bir takım rahatsızlıklarım olabilir ama şuna bakmak lazım. Bir şantiye dönemini bir yıl yaşarız. Güzellikleri devamlı olarak göreceğiz. Bu şantiye görünümündeki yerleri emin olun tam anlamıyla bitirdiğinde çok güzel bir görüntü ortaya çıkacak. Bunu da yapıyor. Yaptıkları da var. Girdikleri mahallelerde, 40 yıllık bir sorun var. Türkmen Mahallesi’ne giremezken, bütün altyapının tamamını da çözmek adını bir sürü iş yaptı. Kendisine ait olmayan eksikler de olsa Ömer Başkan onları da yapacaktık. Yiğidin hakkını yiğide verelim, gelecekte çok güzel işler de yapacaktır.

Hasan Kadife: Bu konjonktürde Kuşadası aradığı Başkanı buldu diyebiliyor muyuz?

Benim yaşadığım süreçteki zamanı söylersek, geçmiş ile mukayese edersek çok ciddi yol aldığını söyleyebiliriz. Yani uzun dönem, son 18 yılı baz alırsak ciddi bir farklılık var ve olacak da. Yaptıkları yapacaklarının aynası derler ya gelecekte daha da güzel şeyler olacak diyebiliriz. Çok zor bir iş. Ömer Bey’den beklentilerimiz var.

Hasan Kadife: Siz aynı zamanda bir kanaat önderisiniz. Mesajınız var mı Kuşadası halkına, siyasilere ve Alevi toplumuna?

Ben toplamda baktığımızda yaşadığımız yerde her şeyin çok ciddi anlamda kıymetini bilip, insani yönlerimizi paylaşıp, dostane bir yaşam yaşayalım. Alevi dostlarımıza da çok ciddi anlamda ricalarım olacak. Biz dünyadaki bakış açımız hoştur, kabemiz insan. Artı eksilerimizi kusurlarımızı görmeyeceğiz. Dostane bir şekilde hoşlukları görüp paylaşalım. Genelde paylaşıyoruz ama daha da özverili olabilir miyiz? Olabiliriz. Onun için biraz daha hoş bakacağız. Minik minik kusurlarımız varsa onları görmeyeceğiz, o kusurları giderecek dostane söylemlerle onları da giderip bir hoşluk yaşamamız lazım. Son 20 yıldır Kuşadası’nda Aleviler adına da güzel şeyler oluyor. Alevilerin buradaki yaşadıklarıyla birlikte, yaşamaması gereken yönlerini göz önüne alıp dostane hoşluk, güzellikleri ortaya koyup çok güzel aktivitelerimiz oldu. Muharrem Ayı’nda kurbanlarımız oldu, oruçlarımızı tuttuk, yemeklerimizi yedik, ibadetlerimizi yaptık. Alevilik adına neler öğrenebiliriz onların sohbetleri oldu. Dedelerimiz geldi, cemlerimiz oldu. Geçmişteki kırgınlıklarımızı giderip ciddi bir yoğunluk oluşturduk. Alevi olmayan dostlarımız da gelip Alevileri tanıma gereği duydular. Çok güzel şeyler oldu. Pandemi döneminde ihtiyacı olan arkadaşlarımıza bir takım güzellikler, hoşluklar koyduk. Devamını da yapıyoruz. Şu anda bir kurumla birlikte Cemevi’nde bu pandemide ihtiyacı olan insanların yemeklerini pişirip evlerine servislerini veriyoruz. Bu anlamda da Belediye Başkanımız ile görüşeceğiz onların sunacağı katkılar varsa. Burada iş adamlarımıza, Alevi vatandaşlarımıza, Alevi iş adamlarımıza, Kuşadası’nda yaşayan insanlara kampanyamıza katkı sunmaları için ricalarımız olacak. Burada yine Ömer Bey’e de iş düşüyor. Ömer Bey’in şu an bilgisi yok diye biliyorum. İki üç günlük bir hareket. Ömer Bey’e de gittiğimizde emin olun gerek katkı sunmak gerek yapılan yemekleri ailelere dağıtmak anlamında bize bir ekip oluşturup bize katkı sunacağını düşünüyorum.    

22 Ara 2020 - 13:33 - Siyaset

Muhabir Gazete Aydın


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi


Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?