CHP’li Bülbül’den zam tepkisi: Çark artık dönmüyor. Tarlada ürün, cepte para kalmadı

CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, süt üretiminde ve ülkede yaşanan problemlere dikkat çekti. CHP’li Bülbül, “milyonlarca insan isyanda. Çark artık dönmüyor. Tarlada ürün, cepte para kalmadı” dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda konuşan CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, ülkedeki ekonomik kriz ve krizin etkilerine ilişkin konuştu.

“SÜT FİYATINDA 5 YILDA 4,5 KAT ARTIŞ”

Peş peşe gelen zamların ardından süt üreticilerinin zor durumda olduğunu vurgulayan ve sütün fiyatının 5 yılda 4,5 kat arttığına işaret eden CHP’li Bülbül, “2017 yılında süt 1 lirayken yemin çuvalı 38 liraydı. 2022 yılında sütün litresi 4 lira 70 kuruş, yemin çuvalı ise 300 lira. Yani sütün fiyatı 4,5 kat artarken yemin fiyatı 8 kat arttı. Dünya standartlarına göre 1 kilo sütle 1,3 kilo yem alınması gerekli ama bizde 1 kilo sütle 800 gram yem alınabiliyor.” dedi.

“TARLADA ÜRÜN, CEPTE PARA KALMADI”

Çiftçinin sütten kazandığı para ile 1 kilo dahi yem alamadığının altını çizen CHP’li Bülbül, “Gübre yüzde 400, mazot yüzde 200, elektrik yüzde 125, yem yüzde 130 arttı. Bu zamlar sonrası bütün üreticiler zarar ediyor, hayvanlarını kesime gönderiyor. Çark artık dönmüyor. Tarlada ürün, cepte para kalmadı. Ülkenin her kesimi isyanda. Elektrik, doğal gaz, mazot, benzin, yağ; her şeye zam, zam, zam. Çiftçi, esnaf, emekli, emekçiler, gençler isyanda.” şeklinde konuştu.

AKP YÜZÜNDEN MİLYONLARCA İNSAN EVİNE EKMEK GÖTÜREMİYOR”

Meclis konuşmasının dışında açıklamalarda bulunan CHP’li Bülbül, erken seçim çağrısında da bulundu. “Bu düzen değişmeli, değişecek” diyen Bülbül şöyle konuştu:

“Bu kriz aslında bugün başlamadı. Pandemi ile ya da Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile de başlamadı. İktidar partisi beceriksizliklerine kılıf olarak dış güçleri ya da dışarıda olan her şeyi kendine can sibobu olarak kullansa da bu acı günleri yaşamamızın nedeni tek adam rejimi ve onun akıl dışı politikalarıdır. Bugün yaşanan ekonomik kriz demokrasiden uzaklaşma, fikir hürriyetini kısıtlama, yargının iktidar güdümüne girmesi, cemaatlerle geçirilen zamanlar ve bu eski dostlarından gelen darbe girişimi ile ayrı tutulamaz, ayrı görülemez. Zincirleme bir beceriksizlik, zincirleme bir öngörüsüzlük ve zincirleme bir ihanetin sonucunda bugün 84 milyon Türk milleti, iktidar destekçisi veya muhalefeti ile evine ekmek götüremiyor. “

“SUÇLADIĞI HER ŞEY KENDİ İKTİDARINDA BAŞINA GELİYOR”

“İktidar taraftarlarının da tanzim satış ile görmeye başladığı ekonomik sorunlar trajikomik bir şekilde varlık, bolluk satışı olarak halka yutturulmaya çalışılsa da bugün geldiğimiz noktada millet ekmek kuyruklarında ve hatta yağ kuyruklarında saatlerce bekleyecek hale geldi. AKP’nin başındaki şahıs tüm kini ve öfkesiyle beceriksizliğinin faturasını 40-50 yıl öncesinin Türkiye’sini suçlayarak aklamaya çalışsa da bugün suçladığı her şey başına geliyor, hepsini bir bir kendi iktidarında yaşıyor. Ancak bundan elbette gariban halk etkileniyor. Beyefendi sarayda sefa sürerken acı reçete, acıyı bal eyleme yoksul halka kalıyor. İşte tam da bu yüzden bu düzen değişecek. Sarayda sefa sürenler ve onun avaneleri gidecek. Geliyor, gelmekte olan.”

18 Mar 2022 - 21:48 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.


Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi


Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?