İmamlar dokunulmazlık istedi!

Manevi İlkeli Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası "minber dokunulmazlığı" talep etti.

Büyütmek için resme tıklayın

Manevi İlkeli Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (MİL DİYANET-SEN) açıklama ve hutbelerle ilgili imamlar hakkında yapılan suç duyuruları ve süren soruşturmalar nedeniyle yaptığı açıklamada milletvekillerinde olduğu gibi "minber dokunulmazlığı" ve "hutbe veren din görevlilerinin yargılamadan muaf olmasını" talep etti. Açıklamada sendikanın genel başkanı Celaleddin Gül'ün imzası yer aldı.

MİL Diyanet-Sen tarafından yapılan açıklamanın tam metni ise şöyle oldu:

24 Nisan 2020 tarihinde Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Hacı Bayram-ı Velî Camii’nde eş cinsellik ve lutilik üzerine okuduğu hutbeden sonra bir çok sivil toplum kuruluşu Sayın Erbaş hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Kur’anın ayet ve hükümlerinin cuma hutbesinde okunmasından daha doğal ne olabilir.

Yaşanan bu üzücü olaydan sonra Mil Diyanet Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızın en seçkin kurulları tarafından özenle hazırlanan hutbelerin yargının konusu olmaması için Minber Dokunulmazlığını gündeme getirdik.

Dini değerlerimize saldırmayı kendisine vazife edinmiş malum çevreler, Diyanet'in ve Din görevlilerimizin başında ‘Demokles'in Kılıcı’ gibi durmakta, Allah'ın ayetleri- Kur’an’ın hükümleri, vaaz kürsüleri ve minberlerde adeta sansürlenmek istenmektedir. Faiz ayeti okununca ‘sen ekonomist değilsin, işine bak’ deniyor. İçki-kumar ayeti okununca ‘benim zevkime karışma’ deniyor. Zina ayeti okununca ‘burası özgürlükler ülkesi karışma’ deniyor. Miras ayeti okununca ‘hangi çağda yaşıyoruz’ deniyor. Eş cinselliğin haram olduğuna ilişkin ayetler okununca ‘eş cinsellik bir insan hakkıdır, Lgbt’cileri hedef gösterdin’ deniyor.

Son günlerde Atatürk üzerinden algı operasyonu yaparak Diyanet İşleri Başkanlığımızı ve başkanını itibarsızlaştırmaya çalışanların bu çabaları da beyhudedir. Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı ve din görevlilerimiz aziz milletimizin göz bebeğidir. Cuma hutbeleri üzerinden kafa karışıklığı oluşturmaya çalışan ve buradan bir şeyler çıkarmayı amaçlayan fitne ve fesatçılar bu amaçlarına ulaşamayacaklardır.

İşte bu yüzdendir ki; Mil-Diyanet Sen'in aylardır gündemden düşürmediği ‘Minber Dokunulmazlığı’ teklifi ivedilikle yasalaşmalıdır. Minber Dokunulmazlığı ile okunan hutbeler yargının konusu olmaktan çıkarılmalıdır.

MİL DİYANET-SEN hakaret ve nefret suçlarıyla gündemde

Mil-Diyanet Sen Başkanı Celaleddin Gül ve yardımcıları daha önce Yılmaz Özdil'e yönelik “çukurlaşan gazeteci müsveddesi”, “ağzı lağım kokan” ifadelerini kullandıkları için yargılansalar da, hakaret içeren sözleri  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fikir özgürlüğü sayılmıştı.

Öte yandan, sendika sık sık LGBT bireyleri hedef göstermesi nedeniyle de gündeme geliyor. Sendikanın Genel Başkanı Celaleddin Gül, "Manevi, ilkeli ve liyakatli sendika olarak kurulduğumuz günden beri ‘önce ahlak ve maneviyat’ ilkesine dikkat çektik. Manevi kalkınma olmadan maddi kalkınmanın olmayacağını ifade ettik. Aileyi ve gençliğimizi dinamitleyen unsurlarla mücadele ettik. Bu kapsamda ahlaksız diziler ve programlara ve toplumu ifsat eden LGBT örgütlerine karşı ciddi mücadele verdik" ifadelerini kullanmıştı. 

HABER MERKEZİ

04 Nis 2022 - 19:34 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.


Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi


Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?