Ne olacak bu Kuşadası'nın hali?

Havadan, karadan ve rekor seviyede Cruise gemileri denizden yerli yabancı turist yağıyor, turist akıyor.

Arz talep dengesi böyle giderse, Kuşadası'nda tatil yapmak, hele ki konut sahibi olmak, Türkiye'de ve Dünya'da prestij olarak kabul edilecek.

Bayram vesilesi ile gözlemleme imkanı bulduk, Turistik çarşılarında öylesi bir hareketlilik vardı ki insanlar mekanlara girmek için sırada bekliyordu. Keşke şuradan bir masa kalksa da otursak diye bakınan turistler ile doluydu.

Bereket yağıyordu adeta, Kuşadası Belediyesinin sokak etkinlikleri, birbirinden ahenkli müzikleri heyecanı ve coşkuyu hiç yere düşürmüyordu.

Esnaf mutlu, restoran sahipleri, bar sahipleri, garsonu, komisi, barmeni, sanatçısı, seyyar satıcısı, otelciler, pansiyoncular, campingçiler hatta ve hatta bakla falı bakan ablalar dahi mutlu idi.

Kuşadası'nda ne değişmişti, stabil umutsuz donuk, hedefi ve vizyonu olmayan bu şehre ne olmuştu da, sanki Amerika'da altına hücum dönemi gibi insan ve yatırım akıyordu.

Bunun iki kelimelik, tartışmaya kapalı bir cevabı var... Ömer Günel...

Bir tek müzmin mutsuz gurubu, somatik yakınmalarını devam etti. Sahte yazarı, sahte polisi, kedisi köpeği ortalıkta yine hacet gidermeye devam ettiler.

Kuşadası'nda ortaya attıkları iftira ve yalanlarına Kuşadası halkı nezdinde sinek vızıltısı kadar dahi etkisi olmadığı görüldü.

Üç kafadar, aynı palavraları, hakaretleri aralarında kısa paslaşmalar ile devam ediyorlar.

Sahte polis kimliğiyle vatandaşı söğüşlemeye çalışırken suç üstü yakalanan şahış kalkmış, şereften, onurdan, ahlaktan bahsediyor. Ne günlere kaldık Allah'ım. Aklımıza mukayyet ol.

Diğeri Belediyenin çayını şekerini kitap fuarında satarken suçüstü yakalanan şahış, kitap fuarında tutturduğu dümen, Ömer başkan tarafından fark edildikten sonra, kitap fuarı bir hafta daha uzasın ben de belediyenin çayı şekeri ile biraz daha çorbamı kaynatayım isteği red edilince bu sahte yazar bir anda  Firavun'un çocuğu oldu. Melanetliklere başladı.

Aslında bunları adam yerine koyup yazmaya değmez ancak, meydanı da boş sanmasınlar, yalanlarını, iftiralarını tokat gibi yüzlerine çarpmak farz oluyor.

En son yaptıkları çarpıtma ve algıyı hatırlayalım.

Kılıçdaroğlu bir dizi açılış yapmak, CHP örgütü ve vatandaşlar ile buluşmak için, miting kabilinde olmayan küçük buluşmalar yapmak amacı ile ilimize geldi.

Ne fantaziler üretti bu Firavun'un çocukları.

Kılıçdaroğlu gelmişte kimse yokmuş...

Emin olun ki orada ellibin kişi olsa bu seferde bindirilmiş kıta derdi bu çamur tayfası...

Kılıçdaroğlu'nun çok sıkışık programı içinde ilçelere kısa bir süre ayırmış, Didim programından sonra alelacele bodrum havaalanına geçti. Didim'de koruma ekibinin acele etmesini havaalınına yetişme telaşına bizzat şahit oldum. Akşamına Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da programı vardı.

Kuşadası programında kısa bir süre kalacaktı. Bu zaten önceden biliniyordu.  Be hey utanmaz arlanmazlar, o gün belediyenin birimleri işlerinin başında idi. Zabıta, temizlik, fen işleri, park işleri kısaca arazi personeli Kuşadası'nda halihazırda bulunan bir milyona yakın insana kesintisiz hizmet verdi. Ömer Başkan istese yoklama alarak herkesi oraya getirecek güce de sahipti. Ancak Ömer Başkan Kılıçdaroğlu'nun da benimseyeceği biçimde önce halka hizmet vatandaş memnuniyeti diyerek, rutin mütevazı bir açılış töreni gerçekleştirdi.

Bu aklıevveller, kendilerince kurnazlar ya! Katılım az oldu yaygarası yapıyorlar… Ki bir turizm beldesinin en yoğun zamanında insanlar bu ekonomik krizde işinin gücünün başında olması gerekir. Ayrıca  katılım da yeterliydi.  Bir şeyi unutuyor bu iftira ve kumpas odakları. Bu açılış Aydın Büyükşehir ve Kuşadası belediyesinin yani Günel-Çerçioğlu başkanların ortak açılışı, Ömer Günel'i karalarken Özlem başkana da kara çaldığınızın farkında mısınız? Sadece Büyükşehir'de 6000 kişi çalışıyor. Özlem başkan istese oraya aileleri onbin kişiyi yığması işten bile değildir. Kalın kafanız şuna basmıyor. Özlem başkan ve Ömer başkan bindirlimiş kıtalar istemediler. Her şey doğal olsun, yapay bir kalabalık istemediler, hepsi bu..

Ayrıca hepimiz oradaydık. Kılıçdaroğlu'nun Ömer başkan ile samimi neredeyse baba oğul gibi samimi içten muhabbetlerini, bakışlarını da mı görmediniz.

Sizin içinize şeytan kaçmış. Yürüyen kötülüğün insan kılığında gezenisiniz.

Bir genel başkanın programı seyahate çıkmadan yapılır. Bir hafta önce Erdoğan Toprak başkanlığında üç kişilik ekip programı dakika dakika yazdı. Kuşadası programında zaten yemek programı yoktu. Ancak, siz de o insani değerler olmadığı için bilemezsiniz. Ömer Başkan nezaketi ve de teamüller gereği Genel Başkanın onuruna yemek vermek için teklif de etmesi gerekirdi. Ancak, Kılıçdaroğlu'nun programı gereği olmayacağı zaten belliyken, Buradan sevinç naraları atarak Kılıçdaroğlu yemek davetini reddetti, demek ancak sizin gibi firavun çocuklarına yakışır.

Tutturmuşlar şu şirkete bu yönetici oldu, şu kişi buraya atandı. Diye,

Ömer Başkan bir organizasyonun yani belediye teşkilatının en üst yöneticisi, doğal olarak birimlere, şirketlere, kısaca teşkilat şemasındaki tüm departmanlara yetkisi gereği atama yapacak. Bu firavunun çocukları, kedisi köpeği kalkmış tek tek kişilere iftira atıp karalıyorlar. Ömer Başkan bu yerlere kimleri atarsa atasın eleştirecek olmadık kulplar takacaklar.

 Evliya getirse namaz vakti çalışmadan para aldı derler.

Ocu derler bucu derler, derler de derler. Çünkü bunların tek derdi. "Ah o gemide bende olsaydım" derdi. Biz nemalanmadıktan, mamalanmadıktan sonra herkes kötü her şey kötüdür.

Belediye’de çalışan tüm kadınları zan altında bırakmadı mı bu firavunun çocukları, insanların namusuna şerefine kadar gitmediler mi? Bunlardan her türlü iftira, kumpas beklenir. İşi bu fıtratlarının gereğini yapıyorlar aslında. Başka ne beklenir ki. Sabahtan akşama ağızlarında aynı sakızla şeytan pabucu dikiyorlar.

Bu firavunun çocuklarına bir teklifim var!

Bu günlerde sosyal deney moda oldu nasılsa, Kuşadası'nda gezerken önünüze çıkan herhangi bir on kişiye sorun, Kuşadası’nı nasıl buldunuz? diye, denemesi kolay biz sorduk.

Rastgele sorduğumuz on kişiden tamamı Kuşadası'nı çok farklı bulduklarını, tarihi çarşılardaki değişimin, sokak düzenlemelerinin mükemmel olduğunu, sosyal olarak canlı ve yaşayan bir Kuşadası gördüklerini söyleyeceklerdir.  Başkan Ömer Günel'le yaşanan değişimi gördüklerini tebrik ve başarı dileklerini ifade ettiler.

Dedik ya... Denemesi kolay diye, bakın Firavun'un ve İblisin çocukları isterseniz bu deneyi siz de yapın, çıkacak sonuca da şimdiden söyleyeyim, üzülmeyin sadece gerçekleri sindirmeye çalışın.

Mazallah Kuşadası kötü yönetiliyor falan filan derseniz. Sizi terlikle kovalarlar...  Benden söylemesi...

Dedik ya! Yapın bir sosyal deney görün ebenizle ilk göz göze geldiğiniz anı...

Hadi bekliyoruz...  Deneyin....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Fırat Özbulat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?