Maşallah Subaşı'dan Güner Ümit olur mu?  Çare yine Günel mi?

Tunceli doğumluyum.

Aydın'da büyüdüm.

Aleviyim, anamızdan babamızdan Alevilerle ilgili çok büyük övgüler, şoven yaklaşımlar, böbürlenmeler duymadım. En önemli öğütleri insan olmaya çalış, İnsan-ı Kamil makamına yaklaşmak için yolculuk et dediler.

Onların, sözlerinden çok insana, hayvana, bitkiye, doğaya nasıl davranıyorlar, yaklaşımları nasıldır izledim.  Zaten onları takip edince öğüt vermelerine de gerek kalmadı. Anamız babamız insanları bölün! dedi. İnsanları ikiye bölün, İyi insan ve kötü insan olarak. Başkaca hiçbir kıstas söylemediler.

*

Bu günlerde özellikle de seçimler her yaklaştığında Alevi Bektaşi camiasına; Terazinin eşit kefelerini bozacak küçük ağırlık gözüyle bakılarak hareket edilmesi can sıkıcıdır.

Halbuki, bu camianın özünde çok büyük talepleri yok. Sadece ve sadece öncelikle samimiyet istiyor. Sağdan da soldan da oy deposu olarak görülmek hepsinden daha ağır geliyor.

*

Geçtiğimiz günlerde gazetelere bir haber düştü. Didim Ak Parti İlçe başkanı "Alevi olduğu için CHP İlçe Başkanı’nın elini sıkmamış" öncelikle bu habere çok temkinli yaklaştım. Nedeni ise, Maşallah Subaşı'nın böyle birşey demesi için aklını peynir ekmekle yemesi lazımdı. Subaşı ailesi Didim'de sattığı konutların nerdeyse yüzde seksenini Avrupa'dan gelen Alevilere satıyor. Bırakın Türkiye'yi Almanya'daki Dersimspor'a bile sponsor oluyorlar. Ayrıca aileden birçoğunu tanırım, böyle bir şey hiçbirinin aklından bile geçmez. Ayrıca bugün kendisi de ifade etmiş, ‘ben de bu ülkede yeri geldi ayrıma uğradım. Ben de beyaz zenci muamelesi gördüm’ demiş.

Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, üzülerek ifade edeyim bu bana bir "itibar suikasti" gibi geldi.  İnsanlar birbirine kırılabilir, elini de sıkmak istemeyebilir. Ancak, bunu Alevliğe bağlamak; Maşallah Subaşı'dan Güner Ümit yaratmak insaflı ve vicdanlı bir tavır olmayacağına inanıyorum.

Bizim mahalleden diye tarafta tutamam.

Suyu kim zehirliyorsa, açıkça söylemeliyim. Suyu zehirleyen suyu sağdan zehirlemiş, soldan zehirlemiş fark etmez.  Kişisel sorunlara ırk, din, mezhep, cinsiyet gibi öğeleri karıştırmadan yapılmalıdır.  Hiç kimse Alevliğini ön plana çıkarıp buradan şahsi çıkar bağlamında ne bir mağduriyet ne de bir mağrur duruş çıkarmamalıdır.

*

Türkiye ayrımlardan, kamplara bölünmekten çok çekti. O meşhur bahaneye de kimse sığınmasın "bizi yabancı ülkeler kışkırtıp, çatıştırıyorlar." A be güzel kardeşim; sen de akıllı ol karışma, çatışma, bir kerede oyuna gelme.

Bence toplumumuzun asıl ihtiyacı birbirini tanımak, empati ile bakmaktır. Ön yargıları kırılması ancak tanışmaktan, iletişimden geçer.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir Cemevini ziyaretini eleştirmemek gerekir. Gelen misafire edep erkan ölçüleri içinde misafirperverlik gerekir. Aslında çok büyük anlamlar da yüklememek gerekir. Öyle bir ülke yaratmalıyız ki belki de Cumhurbaşkanı’nın Cemevi ziyaretinin haber değeri bile olmamalı. Bu ülkede herkes birbirinin değerine sahip çıkmalıdır. Cami de Cemevi de bu toplumdaki insanların ibadet mekanlardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cemevi ziyareti sıradan bir olay olmalıdır. Asıl mesele toplum olarak her konuda hesabi değil, hasbi yürekten ve riyasız davranabilmektir.

Ezcümle normalleşmeliyiz.

Elimizde olmayan seçim hakkı bize verilmemiş, ırk, din, dil, mezhep, cinsiyet gibi kavramları siyasetin öznesi olmaktan çıkarmalıyız.

Alevi toplumun elbette önemli sorunları var. Bu meseleler aslında bir ay içinde çözülecek meselelerdir.  O halde neden bu hal devam ediyor! Çözülmesi istenmiyor da öylece kalsın, hem sağ hem sol siyaset bundan nemalansın mı isteniyor.?

Bu meselenin ve toplumdaki tüm meselelerin başlangıç noktası samimiyet olmalıdır.

Ne demek istediğimi bir örnekle verelim.

Bunu hiç yazmadım, aslında yazılmamalı da. Ancak, bizde elle dokunup, gözle görmek her zaman daha etkili.

Kuşadası Cemevi yaklaşık 20 yıl önce temeli atıldı. Bu Cemevi üzerinden birçok siyasetçi kurban kesti. Ama makama oturunca hiç oralı olmadılar.  CHP'den seçilen başkanlarda dahil, o inşaatı her gördüğümde çok üzülürdüm. Ama elimizden bir şey gelmiyordu. Yardımseverlerden toplanan paralar ile anca kaba inşaatı bitirilebildi.

Kuşadası Cemevi için adaylık döneminde Ömer Günel'de söz vermişti. Artık alışkanlıktan önceki başkanları da hatırlayarak, hadi bakalım bu sefer ne olacak dedik.

Seçimlerin üzerinden bir yıl geçmemişti. Gazeteci bir arkadaşım, Cemevine gideceğim. Bir program varmış deyince gittim.

O gün ki şaşkınlığımı hiç unutmam. O, yıllarca kaba inşaat kalan Kuşadası Cemevi bitmişti. Bütün katları dolaştım. Hiçbir detay atlanmamıştı. Kapılar özel el yapımı, ustasını başka şehirden bularak yapmışlar, Cem salonu yine tüm detayları ile manevi bir hava iliklerimize kadar hissediliyordu. Binayı dolaşmamız bitmeye yakın, Ömer başkan geldi.

Yönetim kurulu ile binadaki tefrişat için toplantı yapacaktı. Cemevi'nin mutfağında yapılan lokmaları paylaştıktan sonra, Ömer Günel'in şu sözü ile ayrıldık. "Ben Alevi değilim, ancak ben sizin için iyi bir can olurum" demişti.

Bir yıl emek vererek, yirmi yıla yakın atıl duran Cemevini ayağa kaldırmış, teşrifatı ile bizzat ilgilenmişti.

Bütün bunlardan daha değerli bulduğum ise, bu işin ne reklamını ne pr'nı yaptı. Ne de "bak onlar yapmadı, ben yaptım" demedi.

İşte çözüm nerde anlatabildim mi?

Samimiyet testi budur.

Çözüm de buradadır.

Ömer Günel'in bakış açısını istiyoruz.

Gürültü patırtı yapmadan, ortalığı ayağa kaldırmadan.

Aynı sudaki balık gibi, görmemek ama orada olduğunu bilmek gibi yanımızda olduğunu bilmek,

Çıkarsız, candan, gönülden...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Fırat Özbulat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?