Zenginlerin Yavuklusu Ahmet Gözen...

Türk şiirinin köşe taşlarından Orhan Veli Kanık

"Bedava" şiirinde;

Bedava yaşıyoruz, bedava;

Hava bedava, bulut bedava;

Dere tepe bedava;

Yağmur çamur bedava;

Otomobillerin dışı,

Sinemaların kapısı,

Camekânlar bedava;

Peynir ekmek değil ama

Acı su bedava;

Kelle fiyatına hürriyet,

Esirlik bedava;

Bedava yaşıyoruz, bedava

Ne güzel özetlemiş sanki bu günler için yazılmış.

Köşe yazılarında her hafta bir Zengin'in sofrasından konum atıp, yağlama yıkama yapıp karşısındaki Garantor Zengin'in söylediklerini de Türkiye gerçeği olarak anlatan Ahmet Gözen'dir.

Bu hafta yazdıkları Fransa kralı XVI. Lous'in karısı Marie Antoinette'in  "ekmek yoksa pasta yesinler" tarzındaydı.

İşin gücün her hafta bir zenginin yanından poz vermek.  Tenezzül edip o zenginin fabrikasında çalışan bir emekçiye sordun mu hayat nasıl diye? Ne işin olur ki senin garibanla !

Aydın basının da "Huysuz Virjin" olarak bilinen zengin sevdalısı, yaşını başını almış bu abimiz kendini dünyanın merkezi görür.

Ara not: Huysuz Virjin adı ile müsemma rahmetli Seyfi Dursunoğlu, yaşamında hiçbir zaman iktidar, para ve güç sahiplerine yaltaklanmamıştır. Bunun yanında tüm mal varlığını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine bağışlamıştır. Lütfen bu kadar değerli bir sanatçımızın aziz hatırası uğruna bir daha sayın Gözen için bu benzetmeyi yapmayalım. Ben zaten hiç yapmamıştım.

Neyse bu aradan sonra devam edelim.

Sayın Gözen, daha bu hafta sonu kapitalizmin ibadet yerleri sayılan İstanbul'da büyük bir AVM'de bir baba borcum var. Çocuklarıma bakamıyorum, diye bağırarak yüksekten atlayarak intihar etti.

Her gün gazetelerde ekonomik krizin söndürdüğü hayatları gözleri nemli okuyoruz. Tabi o sıralar sen yine bir zengin'in dizinin dibinde olduğundan tabi ki görme ve empati yapma imkanın yok. Tabi empati için de vicdan kırıntısı da lazım.

"Fakirin başucunda duracağına zenginin ayakucunda dur", demişler bu yoldan yürüyorsun, sıkıyorsa hayat güzel... Herşey ucuz... Şarap şampanya viski su gibi akıyor, oh ne ala memleket diyerek bir kenar mahalle kahvesine uğrasana.. ama önce bir söz ver yaşadıklarını filtresiz sansürsüz! Yazacaksın. Başına neler gelecek test eder misin? Zenginlerle yaptığın konuşmalar gibi o varoşlarda yaşayan insanların dediklerini de yazabilir misin?

Memleket te sahte rakıdan, sarma sigraradan patır patır ölüyor insanlar. Göz doktorlarına randevu yetişmiyor.  Herkesin senin gibi 5 yıldızlı oteller de, Michelin yıldızlı restoranlarda beleş avanta yemek yiyecek zengin arkadaşları yok.

Yıllarca "kız kardeşim" dediğin öve öve bitiremediğin, rahmetli anneciğinize dahi AYBA vasıtası ile yaptığı yardımları sayfanızdan sitayişle paylaşan da sizsiniz.

Büyükşehir'de hürmet görüp ağırlanıp, uğurlanırdınız. Zincirli Han'ın dili olsa da konuşsa.

Ne zaman ki Çerçioğlu'nun haz etmediği, iş takibi, imar falan filan, alengirli, çetrefilli, akçeli işler için yanaşıp iş bitirmeye koyuldun. İşte o gün kırmızı kart görerek boş süt şisesi gibi kapının önüne konuldun.

Sonra ne mi oldu?

Aydın Denizli bulvarının Denizli yönünde her gece afiyetle su gibi rakıları götüren, sayın Gözen; bir anda yolun karşısına Aydın yönüne geçti. Tekstil parka geçti bir anda "dindar" oldu. "hidayete erdi".

Kendi geçtiği yetmedi. AKP'nin deneyimli devedişi gibi siyasilerin de tak diye çağırdı şak diye geldiler. "Ey ahali, ey ümmeti İslam, din kardeşlerim, Özlem Çerçioğlu Cami yıkacak"  diye yaygarayı kopardı. Birkaç hafta bu işten siyasi ekmek çıkar mı diye bir sürü üst düzey AKP'li de bu işe teşne oldu iyi mi!

Baktılar bu adam boşa yaygara yapmış, feveran etmiş ortada yıkım falan yok onlar da bıraktılar.

Sahi şimdi de gidiyor musun Tekstil mescidine hoca her hafta yoklama alıyor haberin olsun!  Yoksa bu işten ekmek çıkmayınca sende mi bıraktın.

İşin gücün fitne çıkarmak tefrikaya düşürmek. Bak sen! CHP'yi biliyormuş ta yok kediymiş yok fareymiş, bu kadar hızlı ve kıvrak dönüşlerini aynı jenerasyondan olduğunuz Nesrin Topkapı bile yapamazdı. 

Kedi fare demişken, bu zihniyetle kedinin kasaptaki ciğere baktığı gibi bakacaksın. O ciğere (büyükşehir) hiçbir zaman ulaşamayacaksın. Uzaktan uzaktan ağzın sulanıp yalanıp duracaksın.

Özlem Çerçioğlu Aydın'ın kör kuruşunu kimseye yedirmedi yedirmeyecek.

Çerçioğlu'na saldıranların ortak paydası budur. Aydın halkının Beytül mal'ın kuruşunu kimseye peşkeş çekmemesidir.

Bak sayın Gözen, bu gün Aydın Adnan Menderes stadı yıkımı başladı. Daha altı ay yüzbinlerce lira harcanıp 112 acil merkezi yapıldı. Bu gün yıkılıyor, maazallah bunu Aydın Büyükşehir yapsa ortalığı yıkatdın. Kamu zararı, öngörmezlik, iş bilmezlik, savcı, hakim, polis, vali, müfettiş ne varsa çağırırdın değil mi?

Peki, şimdi bunu yapabilir misin? Tabi ki hayır.

Komformist yaşam tarzın, gücün yanında yer almak, gelen ağam giden paşam hayat tarzın olmuş.

Özlem Çerçioğlu CHP'nin gözbebeğidir. Onurudur. Gururudur. Öyle kurnazca fitne salarım ortalığı karıştırın diye boşa heveslenme

Çünkü CHP'liler önce lafa bakar laf mı diye, sonra adama bakarlar adam mı? Diye

Anladın sen onu!

Şimdi git haftaya hangi zenginin misafiri olucan, fihristten ona bak!

CHP'yi de ağzına alırken abdest al..!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Fırat Özbulat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?
Tüm anketler