PLAN YOK, PLAN BU

Hayatlarımızı belli planlar üzerine kurup ilerlemek hepimizi mutlu ve garantide hissettirir.. Hele ki her şey tıkırında işliyorsa..

Gün içinde başımıza gelecek iyi ya da kötü eylemlerden,  olaylardan kısacası hayatın olağan ve olağanüstü getirilerinden kendimizi mesul tutmadan akışa bırakırken bir yandan da yarına dair planlar yaparız.

Kimimiz yarın yokmuş gibi yaşar, kimimiz de geçen bir saniyeyi taşa yazma gayretindedir.

Ama ne var ki hayat ne taşa yazılacak ne de doğal mineralli su gibi lıkır lıkır boğazımızdan akacak şeffaflıkta değil.

O yüzdendir ki ana haber bültenlerinde spikerler mütemadiyen şu afili cümleyi kullanırlar;

‘’ Evet sayın seyirciler bugün de hayatın olağan akışına uygun olmayan bir takım vakalar yaşadık. ‘’

Mesela antik alanda define arayanların aklına fotokapana yakalanmak gelmez çünkü tamamıyla hedefe odaklanmışlardır ya da  yüksek iş güvenliği kapsamında çalışan bir işçinin sahada değil de yolda bir sokak lambasının akımına kapılıp yaralanması plan dâhilinde değildir ama olur. Çünkü hayat gerçekten de biz planlar yaparken başımıza gelenlerin ta kendisidir.

Tüm bunlar olurken ve olmak zorundayken; iyi niyetle yola koyulmanın, yola erken çıkmaktan ya da kusursuz planlar yapmaktan daha kıymetli olduğunu anladığımızda büyürüz.  Yaşamın anlamının sevmekten, gerçekten itimat etmekten geldiğini anladığımızda mutluyuz.. Çünkü gerçek mutluluk, kalbi kör etmiş hırstan, çıkara dayanan yaşamdan arındığında kalbimizin tam içinde atar.

Tıpkı doğa gibi , hepsi cüretkar bir sevgi çemberi içinde..

Bu yüzden reçete basit; insan doğa ile ahenkleşince, sadece onu gözlemlediğinde, akışın içinde doğruluğun, iyiliğin getirdiği sükutta birleşiyor..

Sonsuz olasılıklar dünyasında; mutlak korkuların yerini daimi mutluluklar alsın, iyilikler ve güzellikler çıksın karşımıza..

Aynaya baktığımızda, ‘’ Bugün de açtık çok şükür ‘’ diyelim.

 Mabel’in dediği gibi;

‘’ Oysa yok, yok hiçbir şey artık orda
Oysa ruhun meftun
Oysa uçmaya yanmıştı kanatların
Oysa talibiz, mecburuz bu âlemin sırrına
Üstat, biz çiçek yetiştiriyoruz ağzımızda
Açalım da gör, açalım da gör ‘’

NOT: Sözü çiçeklere vermişken; evlatlarını bir çiçek gibi narin ve temiz yetiştiren tüm annelerin gününü kutluyorum, iyi ki varsınız. Toprağımıza su sizsiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygül Dikyurt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?