Yerel.. Genel.. Baskın Seçim geliyor...

Baskın Seçim Geliyor… 

Çok uzak değil, kuvvetle muhtemel 2020 yılı içinde yerel ve genel seçimler bir arada yapılacaktır.  

Yeni seçilen başkanlar için moral bozucu olacağını biliyorum.  

Ancak…  Okumalarımız, haber kaynaklarımız, sezgilerimiz, somut gerçekler, siyaset dili, eldeki veriler… 

Kısacası reel politik ekseninde… 

Elimizdeki verilerin tamamını masanın üzerine koyarak baktığımızda, başka bir sonuç ta çıkmıyor. 

Neden mi?  

Bir kere İktidarın elinde gelecek günlerin bu günlerden daha iyi olacağını gösterecek bir veri seti yoktur.  

Bu gün itibari iktidar elindeki en önemli kozu kullanmak isteyecektir.  

O koz ne mi?  

Korona virüs… 

Covid-19 pandemisi, şimdiden anlaşılmıştır ki; insanlık tarihinin en büyük kırılma noktalarından biri olacaktır. Herkesin üzerinde mutabık olduğu nokta ise artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağıdır. Geleceğe yönelik net bir öngörünün henüz yapılamaması da insanlarda panik, korku ve vehimler oluşturmaktadır. 

Vatandaşlar medya üzerinden bilgiler edinmektedir. Konu ile ilgili bilim insanlarını takip etmektedirler.  

Salgın döneminde halkın güvenini kazanarak, sürecin en önemli aktörü olarak ortaya çıkan, Sağlık Bakan’ının beyanatlarının esas alındığı görülmektedir. 
Türkiye'nin salgın ile mücadele konusunda, Dünya'ya göre daha başarılı olduğu intibaı halk içinde kabul edilmiş durumdadır. 

İktidar bir daha, bu kadar başarılı bir iş çıkardığı alan bulabilir mi?  

Bu başarı algısını pas mı geçer?  Fırsata mı çevirir? 

Siyasi açıdan bu fırsatı kaçıracağına ihtimal vermiyorum. Bunun yanında bir daha toplumun her ferdini ilgilendiren kolektif bir sorun alanı ve akabinde bir başarı hikâyesi yazacağı bir alan bulunabilir mi? Orası da meçhul.  

Alman Şansölyesi Schröder’ın seçim zaferi… 

Örnek vermek gerekirse; 

2002 yılı Almanya genel seçimleri buna tipik bir örnektir.  

Sosyal Demokrat Başbakan Schröder;  seçim öncesi işsizlik ve göçmen sorunları nedeniyle hızla puan kaybediyordu. Tüm anketler seçimi kaybedeceği yönündeydi. 

Tam da seçim arifesinde, Almanya’da bir sel felaketi meydana geldi. Başbakan Schröder bu sel felaketinde gösterdiği başarılı çalışmaları sonucu, 7 puan geride olduğu seçimleri 3 puan önde bitirdi. 

Alman medyası Schröder’in bu muhteşem dönüşüne şaşkınlığını   "Acaba Tanrı Sosyal Demokrat mı?" başlıkları ile haberleştirmişti. 

Alman Şansölyesi Schröder, ayağına gelen şansı değerlendirilerek dakika doksanda attığı gol ile maçı almış ise; 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan eski başarılı bir futbolcu olarak, kendisine atılmış bu muhteşem ortayı kafa ile doksana takmaz mı? 

HDP etkisi… 

Yerel seçimlerde bilindiği üzere, Millet ve Cumhur ittifakları yarıştı. Millet ittifakı içinde olmasa da HDP seçimlerde stratejik müttefiklik ve stratejik oy kapsamında mevcut oylarının tamamına yakınını Millet ittifakına kanalize etti. 

Ancak; seçim sonrası Millet İttifakı partileri HDP ile aynı karede görünmek istemedi. Bu yüzden Millet ittifakının bu tavrını HDP yönetimi ve tabanı not etti.  

HDP başta İstanbul olmak üzere birçok büyükşehrin alınmasında rol oynadığını, ancak desteklerinin görmezden gelindiğini ifade etti.  Yönetimlerde, karar mekanizmalarında ve işe alımlarda yok sayıldıklarını ifade ettiler. 

En önemlisi de CHP’nin kayyum atamalarında dişe dokunur bir tepki göstermediğini söylediler. 

Kayyum atamaları HDP’nin gelecekte bir daha CHP ile hareket etmesini de oldukça zorlaştırmıştır. HDP içinde Millet ittifakına soğuk bakan taraflar “blok destek verdik bunlara, çıkıp bizi savunacak iki kelam bile etmediler” Söylemine rahatlıkla sarılabilirler. 

HDP Cumhur ittifakı olmasa bile, DEVA partisi ile yeni partileri yanına alarak bir blok oluşturabilir. 

Demirtaş’ta Cezaevinde “bir daha bağrımıza taş basmayacağız” diyerek, bu zımni işbirliği sürecinin bittiğini beyan etmişti zaten. 

Birleşik bir seçimde, 

Örneğin İstanbul’da   %12’lik blok HDP’nin oy yokluğunda CHP İstanbul’u tekrar alma ihtimali var mıdır?  

İYİ Parti… 

Kılıçdaroğlu yerel seçim sürecinde önemli bir iş başarmıştır. Aynı ittifak içinde İYİ partinin HDP’yi adeta görmemesini sağlamıştır. HDP’de İYİ partinin kendileri hakkındaki olumsuz açıklamalarını duymamazlıktan gelmiştir. Batıda İYİ partinin kazandığı belediyelerde HDP’nin İYİ partiyi desteklediği görülmüştür. Oy oranları üzerinden bu durum açıkça görülmektedir.  

Ancak son zamanlarda İYİ partinin HDP’ye karşı söylemlerini artırması, İYİ parti içinde bir grubun Cumhur İttifakına yeşil ışık yakması şeklinde algılanmıştır. Tam da bu günlerde İYİ parti Cumhur ittifakı ile bir arka kapı diplomasisi yapıyor mu? MHP, İYİ Partinin kurumsal kimliğini koruyarak Cumhur İttifakına entegre olmasına nasıl bakacak… Bunu anlamak için süreci biraz daha takip etmek gerekir. 

Bahçeli etkisi… 

HDP Cumhur ittifakına içeriden veya dışarıdan destek  olabilir mi? 

Geçen seçimde gördük ki, Kürt seçmen Demirtaş – Öcalan paradoksuna sokuldu. Sonuçta Demirtaş’ın demokrasi güçlerini destekleyelim tezi, Kürt seçmen tarafından yüksek oranda kabul gördü. 

Bahçeli bu durum karşısında “İmralı’da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çeken terörist başı anlaşılan odur ki, HDP’nin istismarına müdahale etmek, hatta önüne geçmek maksadıyla tarafsızlık çağrısı yapmıştır. Terörist başının mektubu HDP’nin vahim sapmasına, Zillet İttifakı’na verdiği rezil desteğine itirazın, tepkinin ve bundan duyduğu rahatsızlığın eseri ve sonucudur'' Demiştir. 

Bahçeli,  yukarıdaki açıklama da Öcalan’ın tavrının doğru olduğunu tarafsız kalmalarının gerektiğini belirtmiştir.   

Peki, seçmen bu sefer Öcalan’ı dinlerse CHP birçok şehri kaybetmez mi? 

Öcalan’a geçtiğimiz günlerde verilen telefon izni… 

Demirtaş’ın bir davasının Yargıtay’da bozulmasını da işaret fişeği saymayalım mı? 

AK Partide 500 bin liralık rüşvet iddiası… 

Geçenlerde Kılıçdaroğlu beş yüz bin TL’lik bir rüşvet olayını dile getirdi. Dış İşleri Bakanının da olduğu bir ortamda geçen bir diyalog üzerine video çekimi yaparak açıklamada bulundu.  

Açıkçası bu kadar basit ve ispatı sadece kişiler arası diyaloglara dayalı olan bir iddianın. Dedikodu kabilinden CHP Genel Başkan’ına video çekerek açıklama yaptırılması yanlış olmuştur. Bu fikri hem kim verdi ise kapının önüne konulmalıdır.  

Halk sizden sadece ve sadece alternatif istiyor. Hiç olmazsa başarılı olduğunuz belediyelerinize bakın nasıl oylarını ikiye katlamışlar diye… 

İktidar olma iddiası olan CHP Genel Başkan’ı bu kadar yüzeysel ve temelsiz işlerle uğraştırılmaz.  

İski Skandalı… 

SHP’nin adeta Türkiye’yi silip süpürdüğü 1989 yerel seçimleri sonrası, aslında magazin yönü daha ağırlıklı olan bir yolsuzluk hadisesi yaşandı. Sonuçta SHP, CHP uzun yıllar bu olayın izlerini üzerinden silemedi. 

CHP’li belediyeler… 

500 bin liralık yolsuzluk açıklamasında olduğu gibi, hafif, delilsiz ve mesnetsiz konular ile İktidar Belediyelerini suçladığınızda;  

İktidar da aynı yoldan yürüyerek CHP’li Belediyeler üzerine gelse ne yapacaksınız? 

Yalova Belediye Başkanı görevden alındı. 

Urla Belediye Başkanı hapiste unutuldu. 

Bunları neden mi anlattım?  

Bir öngörümde önümüzdeki günlerde İktidarın CHP’li belediyeler üzerine gideceğidir. CHP’li Belediyelerin başarı algısını, 

İski hadisesindeki gibi benzer hamlelerle kırmayı deneyecektir.  

CHP’li başkanlar çok dikkatli olmalıdır. Yapacakları en ufak suiistimal adeta partilerinin çökmesine neden olur. Yoğurdu üfleyerek değil, hatta bir süre yoğurt bile yememeliler… 

Nasıl olsa artık İktidarın elinde,  ilk taşı siz attınız. Deme hakkı da varken…   

Yeni Partiler ve Adayların Yeniden Belirlenmesi… 

Bunun yanında yeni kurulan, Gelecek ve Deva partilerinin henüz kurumsallaşmasını tamamlamadan seçime gitmenin AK Partiden kopacak oylara minimum etki yapacağı da açıktır.  

Tekrarlanacak bir yerel ve genel seçimde, diğer partilere göre adaylaşma sürecini daha sorunsuz geçirecek bir AK Partinin diğer partilere göre daha monoblok bir görüntü vereceğini de belirtmek gerekir. 

Özellikle CHP’de gerek Milletvekili adaylarının yeniden belirlenmesi, gerekse Belediye Başkanlarının yeniden belirlenmesi sürecinin ne kadar sancılı ve kaotik bir ortam yaratacağını tahmin etmek zor değildir.  

Şimdi tekrar soruyorum… 

Yukarıda saydığım sebeplerden dolayı, 

İktidar genel ve yerel seçimleri çok kısa bir süre zarfında birleştirerek yapmaz mı?

Bu şansı kaçırır mı? 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Kadife - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?