Sularımız da Katar’a satılacak mı?

26 Kasımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad Al-Sani Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Altıncı Toplantısı vesilesiyle bugün Ankara'da bir araya geldi. İki ülke arasında 10 yeni anlaşma imzalandı...

1- İstinye Park Hisselerinin bir bölümü Katar’a devredildi…

2- Haliç Altın Boynuz Projesine Katar ortak oldu…

3- İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın %10’u Katarlılara satıldı…

4- Antalya Limanı Katar’a satıldı…

5-Türkiye’de Serbest Bölgeler ile ilgili Katar Devleti ile ortak çalışmalar yapılması kararı alındı…

6- Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Katar Devleti Ticaret ve Sanayi Bakanlığı Arasında Ortak Ekonomik ve Ticaret Komisyonu Kurulmasına Dair karar alındı…

7- Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Katar Devleti Maliye Bakanlığı Arasında Geliştirilmiş Ekonomik ve Mali İşbirliği Alanında Mutabakat Zaptı imzalandı…

8-Türkiye Cumhuriyeti ile Katar Devleti Diplomat Değişimine İlişkin Niyet Beyanı imzalandı…

9-  Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Aile, Kadın ve Sosyal Hizmetler Alanlarında İşbirliğine İlişkin

Mutabakat Zaptı imzalandı…

*

imzalanan 9 adet mutabakatı yukarıda sıraladık;

Ancak bizlere göre,

en hassası, en can alıcı olanı aşağıdaki 10 mutabakat konusundan biri olan metindir.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Katar Devleti Hükümeti Arasında Su Yönetimi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ile Katar Devleti Enerji İşleri Devlet Bakanı Saad Bin Sherida El Kaabı arasında imzalandı.

Ülkemizdeki her ferdin kırmızı çizgisi olması gereken

Özelleştirme sürecinin vatansever duygularla izlenmesi gereken,

Gelecek nesillerimizin bizi hayırla yad etmesi için mücadele etmemiz gereken,

hiçbir oldu bittiye gelmeyecek olan,

evet su! Sularımız, can damarlarımız. Hani üzerine bir şeyler yapmaya kıyamadığımız, ırmağının akışına  öldüğümüz. Doğayı talan etmediğimiz için “Su akar Türk bakar” dedikleri, su kadar aziz! su kadar aydın! Bir mücdeleyi hak etmektedir.

Su anlaşmasının içeriğini henüz bilmiyoruz. Ancak burada önceki yıllarda yapılan bazı girişimler ve çeşitli gelişmlerlerden bir kestirim yapmaya çalışalım.

Öncelikle özelleştirme idaresi listesinde Sulama Birlikleri ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğün de bulunduğunu belirtelim.  Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın raporunda isimleri zikredilmektedir. DSİ bünyesindeki gölet, baraj ve içme suyu şebekelerinin işletme hakkının verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesi öneriliyor.

Anlayacağınız bu gün elektrik dağıtımı nasıl özelleştirildi ise, aynı şekilde ilk etapta tarımsal su’yun sonrasın da ise barajların da özelleştirilmesi ile şehir şebekesinin özelleştirilmesi gündeme gelebilir.

DSİ uzunca zamandır. Su yönetimi Genel Müdürlüğü marifeti sanki bu tür planlamanın alt yapısını hazırlıyor gibi. Havza yönetimi ve su envanteri çalışmaları her ildeki kaynak suları dahil ivedilikle kayıt altına alınması bu iddialarımızı daha da güçlendiriyor.

28 Nisan 2018’de çıkarılan DSİ Genel Müdürlüğü’nü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile suların özelleştirilmeye yönelik altyapı hazırlandı. 

Sulama birlikleri özelleştirmelerin klasik bahanesi  “zarar ediyor gerekçesi” ile DSİ’ye bağlanarak yönetimine devlet memurları atandı. Bu mutabakat sulama birlikleri için mi? yapıldı. Zaman içerisinde göreceğiz. Ancak böyle bir özelleştirmenin çiftçiyi özel sektörün insafına bırakacağından çok büyük gerilimlere neden olacağını şimdiden görebiliyoruz.

*

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Katar Devleti Hükümeti Arasında Su Yönetimi Alanında İşbirliği Mutabakatının Acaba; Kıbrıs Su Temini projesi ile ilgili midir.? Bilindiği üzere  olduğu Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne 1.6 milyar lira harcanarak  deniz altında 250 mt. Derinlikte  askılı boru sistemiyle taşınan suyun işletmesi konusunda KKTC hükümetiyle kriz yaşanmıştı.

Türkiye’nin suyun işletmesinin kamu-özel ortaklığı yöntemi ile özelleştirme yöntemi ile yapılmasını istiyor. KKTC ise bunun belediyeler vasıtası ile yapılmasını yönünde  görüş bildiriyor. Bakalım Katar bu işin içinde bir şekilde yer alacak mı? Tahminimiz böyle olacağı yönünde gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.

*

Henüz resmi makamlarca bu yönde bir açıklama yok ise de; çeşitli kulislerde Belediyelere bağlı su ve kanalizasyon idarelerinin “su” ile ilgili işlerinin de  önce DSİ’ye daha sonrada elektrik dağıtım şirketlerinde olduğu gibi şehir içme suyu  şebekelerinin de özelleştirme kapsamında özel sektöre verileceği dillendirilmektedir.

Başta da söylediğimiz gibi suları özelleştirmek, üzerinde çokça düşünülmesi gereken stratejik kararlardır. Su gibi hayati bir metanın özel sektörün insafına bırakılması kabul edilebilir bir durum değildir. Umarım biz yanılırız! Ancak, Hükümetten de bu “su yönetmi işbirliği” kapsamının ne olduğu hakkında halkımızı bilginlendirmesini ve  bu yöndeki soru işaretleri ve kuşkuları gidermesini bekliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Kadife - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?