Yerel yöneticilere uygulanabilir sosyal proje önerileri

Çok kısa bir süre önce (31 Mart 2019 tarihinde) yerel seçimleri yaptık. Yerel yönetimlere aday olanlar propaganda sürecinde birçok vaatlerde bulundular. Nerdeyse vatandaşa cennetin anahtarını vereceklerdi. Seçimler bittikten sonra her şey eski tas eski hamam, değişen bir şey yok. Diğer bir deyişle seçim öncesi verilen vaatlerle, seçim sonrası gerçekler birbiriyle örtüşmüyor. Bütün bu süreçlerde halk edilgendi, kendisine verilenle yetiniyordu.

Birçok yeri gezmiş olmanın getirdiği gözlem sonucu yaşadığım bölgenin yerel yöneticilerine uygulanabilir, çok masraflı olmayan ve içinde yaşadığımız kenti güzelleştirecek önerilerde bulunmak istedim. 

Ayrıca içinde yaşadığımız kentlerde sadece yerel yöneticiler sorumlu değil, vatandaş olarak bizimde sorumlu olduğumuzu düşünüyorum.

1 - Sosyal Hizmet Uygulamaları

 Kentler farklı sosyal, ekonomik ve kültürel grupların bir arada yaşadığı, ama o kentin nimetlerini birlikte paylaşamadığı yerleşim alanlarıdır. Dolayısıyla her grubun merkezi ve yerel yönetimlerden beklentileri de farklıdır.

 Köyden kente göç, göçle birlikte çarpık kentleşme, işsizlik, yoksulluk ve bunun getirdiği devasa sorunlar sadece aile içi ilişkileri değil bütün toplumu derinden sarsmaktadır.

 Yerel yönetimler kanunda belirtilen  hizmetlerden; “otopark, spor, dinlenme ve eğlence yerleri ile parkları yapmak; yaşlılar, özürlüler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak; sağlık, eğitim, kültür tesis ve binalarının yapım, bakım ve onarımı ile kültür ve tabiat varlıkları ve tarihî dokuyu korumak; kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin geliştirilmesine ilişkin hizmetler yapmak”la yükümlüdür.

 Bu nedenle yerel yönetimler çocuk ve kadınlara yönelik kreşler öncelikli olmak üzere sosyal hizmet uygulamaları (kadın ve çocuk koruma evleri, engelli çocuk kreşi, özürlü rehabilitasyon merkezi, ekonomik yoksulluk içinde bulunan öğrencilere destek sağlanması, vb. gibi)  koşulsuz desteklenmelidir.

2 -Kültür - Sanat Sokağı

 İlçemizdeki kültürel ve sanatsal etkinlikleri artırmak ve geliştirmek için bu konularda ortak ilgi alanlarına sahip insanların buluşabileceği bir sokak bu amaçla düzenlenmelidir.

 Bu sokakta okunmuş kitapların sergilenip satıldığı sahafların, eski ya da antika eşyaların satıldığı antikacıların, el becerilerini sergilemek isteyen kadınların, yeteneklerini sergilemek isteyen ressamların ve müzisyenlerin yer aldığı, insanların rahatça bir araya gelebileceği bir sokak, Kültür – Sanat Sokağı oluşturulabilir.

3 – Butik Müzeler

Müze, tarihsel ve kültürel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlerdir. Bir başka deyişle, toplumların yer altı ve yer üstü zenginliklerinin sergilendiği mekanlar olarak tanımlanıyor. İlçemizde Aydın Arkeoloji Müzesi dışında herhangi bir şey bulunmuyor. Eskişehir (Lületaşı Müzesi),  İzmir (Mask, Oyuncak ve Çocuk, Radyo ve Demokrasi Müzeleri),  Gaziantep (Oyuncak, Atatürk, Para, Mutfak Müzeleri) ve birçok şehirde birbirinde farklı müzeler bulunmasına karşın yaşadığımız şehir için aynı şeyi söylemek mümkün değildir.

 Örneğin Efeleriyle ünlü olan bölgemizde bir Efe Müzesi, ülkemizde bir örneği olmayan ve zaman içinde yok olan Kapı Kolları Müzesi, kentin tek futbol takımı olan Aydınspor Müzesi, ülkemizin ilk demiryolu olan İzmir – Aydın demiryoluna atfen Demiryolu Müzesi olabilir, olmalıdır. Kişilerin yapmak istediği özel müzelere destek verilebilir.

4 – Sabahattin Ali Yazar Evi

Edebiyat dünyamızın önemli yazarları arasında yer alan gazeteci, yazar ve şair Sabahattin Ali bir dönem Aydın Ortaokulu’nda Almanca öğretmenliği yapmıştır. Ülkemizde az sayıda bulunan yazar evlerinden birinin de kentimize kazandırılmasının yerel yönetim eliyle olmasının yazara duyulan saygının ifadesi olarak ifade edilebilir

 İki katlı eski bir evin restore edilerek oluşturulacak bina, ülkemizde yazar adına açılacak  ilk ev olma özelliğini taşıyacaktır. Evin giriş katında Sabahattin Ali’nin kitapları, fotoğrafları, duvarda şiirleri yer alır. Evin ikinci katında ise edebiyat alanında çalışmalarını devam eden yazarlar için üretim mekanı (yatak odası, çalışma odası, dinlenme odası vb. gibi) olarak düzenlenebilir. İzmir’deki Tarık Dursun K. Yazar Evi’ne olduğu gibi, Sabahattin Ali Yazar Evi’ne davet edilecek yazarlar belirli bir süre konaklayıp çalışmalarına burada devam edebilirler.

 Bütün bunların dışında çocuk ve gençler için edebiyat atölye çalışmaları içinde kullanılabilir.

 Ayrıca Sabahattin Ali Yazar Evi, yıl boyunca Efeler halkının da ziyaretine açık tutulmalıdır.

5 – Aydınlı Edebiyatçılar Evi

 Aydınlı edebiyatçılarının eserlerinin de yer aldığı, her gün belirli saatler içinde açık olan  bir buluşma yeri olarak hizmet verebilir.  Evin içinde atölye, toplantı, etkinlik, dijital sunum ve çeşitli çalışmaların yapılabileceği odalar olmalıdır.  Evin kullanımı kullanıcıların öneriyle çeşitlenebilir.

6 – Belediye Gezici Kütüphane ve Tiyatrosu

Yerel yönetime bağlı 83 yerleşim yeri 30’a bölünerek gezici kütüphane sayısı belirlenebilir. Bölgemize 83 mahalle buluyor. 3 tane midibüs/kamyonet kütüphane olarak düzenlenmeli ve her gün bir mahallede (köyde) kalmalıdır. Kütüphane olarak düzenlenen midibüslerde/kamyonetlerde çocuk ve yetişkinlere yönelik kitap, dergi ve gazete bulunmalıdır.

Kent merkezinin dışındaki mahallelerde (köylerde) yaşayan çocuk ve yetişkinlerde gezici kütüphane sayesinde, ulaşamadıkları kitap, gazete ve dergilere ulaşabilirler.

Ayrıca gezici bir tiyatro çalışması da yapılabilir. Eski bir tır aracı tiyatro sahnesi olarak düzenlenebilir.

 7 – Kültürel Geziler

İlçemiz 83 mahalleden oluşuyor. Ekonomik sosyal durumu iyi olan aileler kendi gezilerini belirli aralıklarla yapabiliyor, ya ekonomik durumu olmayanlar için, yerel yönetimimiz tarafından bölgemizin (ülkemizin değil) doğal güzelliklerini, tarihi zenginliklerini ve turistik yerlerini görme fırsatı sunulmalıdır. Bütün bu kültürel gezilerde öncelik anne ve çocuklarda olmalıdır. Bütün bu geziler günübirlik olarak düzenlenmelidir. Her hafta bir mahallede yapılmalıdır. Gezilere katılımda ailenin ekonomik yoksulluk için olmadı göz önüne alınmalıdır. Gezilerde tur rehberi bulunmalı ve katılımcılara uygun bir anlatımla tanıtım yapılmalıdır. Arapapıştı Kanyonu, Afrodisyas, Nysa, Alinda, Alabanda, Tralles, Güvercinada, Milet, Buldan, Pamukkale, Yörük Ali Efe Müzesi, Akbük, Şirince, Efes, Meryem Ana, Selçuk, Milas, Dilek Yarımadası, Bafa/Kapıkırı, Arpaz Kalesi, Didim ve Eski Doğanbey gibi.

Yapılan bütün gezilerin kayıtları yazılı ve görsel olarak saklanmalıdır.

8 – Kentimizin Tanıtımı

_ Genelde ilimizin özelde ilçemizin doğal güzellikleri, tarihsel zenginlikleri ve yerel lezzetlerinin tanıtımı için, zaman zaman birbirinden farklı popüler gezi bloggerları kentimize davet ederek farklı yaş, cinsiyet ve eğitim gruplarının yeniden bilgilendirilmesi sağlanabilir.

_ İzmir'den gerek Denizli, gerekse Muğla üzerinden farklı destinasyonlara giden karavancılar için şehrimizin uygun bir bölgesinde  konaklamasına olanak sağlayacak bir alan düzenlenmesi yapılmalıdır. Düzenleme için alanın güvenliği için etrafının çevrilmesi, zeminin betonlanması, elektrik ve su ihtiyaçları gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Karavancılar bu geçiş yollarını kullanırken bölgemizde en azından bir veya iki gece konaklaması teşvik edilebilir.

___Heykel, kentlerin kültürel dokusunda önemli ve vazgeçilmezdir. Dünyanın önemli bütün  şehirlerinde heykeller kentlerin caddelerine, meydanlarına ve parklarını güzelleştirmektedir.

Ülkemizde sanatın içine tüküren belediye başkanları olsa da,  yerel yöneticiler yönettikleri kentlerin daha yaşanabilir olması için çaba göstermelidir. Bu çabalardan biri de, kentin, cadde, meydan ve parklarının heykellerle zenginleştirilmesidir. Bunun için dünyanın birçok şehri örnek alınabilir. Hiç olmazsa Eskişehir örneğine bakılmalıdır. Örneğin merkezi yerlerdeki yaya geçitlerine karşılıklı küçük heykeller konabilir.  "Miniaydın" yaşama geçirilebilir.

Son yerel seçimlerle birlikte “Sosyal Belediyecilik” çok konuşulmaya başlandı, gerçi her dönem böyle oluyor ama... Gazeteci Hüseyin Asar'ın yazdığı gibi, “Sosyal belediyecilik ile sosyal medya belediyeciliğini birbirine karıştırmayalım lütfen”

Projelerin belediye başkanının süresiyle sınırlı olmaması için, işin uzmanları tarafından yapılıp kurumsallaşması zorunludur.

Sosyal Belediyecilik az laf, çok iş gerektirir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Veli Yalçın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?