Hazımsızlar… Divan-ı Muhasebat…

29 Mayıs 1862 tarihinde Sultan Abdülaziz döneminde Sayıştay’ın bu günkü kurumsal alt yapısını oluşturan Divan-ı Muhasebat kuruldu. Kurulduğu günden bu yana Osmanlı’da ve Genç Türkiye Cumhuriyeti’nde de küçük nüanslar dışında hemen hemen aynı görevleri yaptı. Sayıştay, merkezî, yerel yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.

Geçtiğimiz hafta içinde Sayıştay’ın 2019 denetim raporları internet sayfasında yayınlandı. Yayınlanır yayınlanmaz da Türkiye’de gündemin ilk sırasına yerleşti. Bir kere baştan şunu belirtelim ki, Sayıştay’ın bu raporları şeffaf şekilde yayınlaması halkın kahir ekseriyetinde büyük bir umut ve devletlerine güvenlerini de artırdı. Neden mi? Öznel yargımdır. Bence bu Sayıştay raporlarından en çok memnun olması gereken kesim iktidar yani AK Parti cephesi olmalıdır. Çünkü sokaktaki vatandaşlar ama genel iktidar ama yerel iktidar herkesin denetlendiğini ve önemlisi de iktidar muhalefet ayırımı olmadan, tarafsız bir şekilde denetlendiğini bu suretle de ödedikleri vergilerin nasıl harcandığını öğrenme şansına kavuşmuşlardır.

İktidar = Yönetim = Bütçe hakkı, aslında iktidar olmak esası itibari bütçe yönetmek demektir. Her iktidar bütçe yönetir ancak harcamaların denetlenmesi sadece demokratik yönetimlere özgü bir uygulamadır. Bu yönüyle Türkiye’de de Sayıştay Başkanlığı T.B.M.M. adına, yani tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları adına tüm kamu kurumlarını denetler, Türkiye’nin en yüksek hesap yargısının bu yönüyle boynunda ağır bir vebal ve sorumluluğunu taşıdığını söylemeliyiz. Gördüğümüz kadarıyla Sayıştay kökleri Osmanlı’ya dayanan kurumsal kültürü ile her türlü siyasi mülahazaların dışında karar alabilen ve bu yönüyle Ülkemizde saygı ve güven duyulan bir kuruluş olarak, kamuoyu yoklamalarında da görüldüğü üzere diğer kurumlarla kıyaslanamayacak bir güven endeksine sahip bir kurumumuzdur.
Ancak; tabi ki Aydın’da her şeyde olduğu gibi tüm kurumlara “Çerçioğlu’na yaklaşımı” yönünden bakan bir güruh mevcuttur. Çerçioğlu ile ilgili olumlu bir şey söyleyen mi oldu; Kesinlikle suçlanmalıdır, iftira edilmelidir, itibar suikasti silahlarına mesnetsiz yalanlar itinayla yerleştirilmelidir. Bir yerlere el altından şikayet edilmelidir.
Yargı Aydın Büyükşehir ile ilgili beraat mı verdi; O hakime, o mahkemeye eskiden “ima” yolu ile şimdiyse açık açık en ağır suçlamalar yöneltiliyor. Cumhuriyet Savcısı, Aydın Büyükşehir ile ilgili bir takipsizlik mi verdi; Başlıyorlar dedikodu kazanını kaynatmaya, o savcıyı da karalamaya itibarsızlaştırmaya, Hatta Başsavcısından, Aydın’ın Mülki Amirine, Emniyetine önlerine kim çıkarsa vampir filmlerini andırır şekilde saldırıyorlar. İstedikleri olmayınca, kumpasları tutmayınca bu sefer de başlıyorlar kim koruyor? diye milletvekilinden, Bakanına hatta Cumhurbaşkanına kadar ima yollu suçlamaya…

İpten kazıktan kopmuş bir zihniyet, aslında matruşka gibi içiçe girdiklerinde kıymeti harbiyesi olamayan bir sefil yapılanma ancak sinek küçük de olsa mide bulandırıyor. Bu sefil güruhun son hedefleri de Sayıştay oldu. Nasıl olur canım! Sayıştay onların bahsettiği zırvalar gibi bir rapor düzenlemez. Hatta en somatik yakınması olanı diyecek bir şey bulamayınca, “O işlere zaten Sayıştay bakmaz, Mülkiye bakar” dedi. Mülkiye de olmayınca bakalım hangi kuruma havale edecekler bu işleri. Ancak görülen o ki, bunlar havale edecek kurum arayadursunlar bu halleriyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesine havaleleri yakındır. Aydın Büyükşehir ve Kuşadası’nın İşlediği Suçlar!..

Bir gazete de adeta süt kadar lekesiz Aydın Büyükşehir ve Kuşadası raporlarında yazan bulguları haberleştirmiş, bakalım dedik ne suç(!) işlemiş bu Büyükşehir ve Türkiye’de en başarılı İlçe Belediyesi olan Ömer Günel ve Kuşadası Belediyesi 1 Milyara yakın bütçe kullanan Aydın Büyükşehir’e sadece 4 konuda bulgu tespit
edilmiş. Birincisi, Belediye’ye ait taşınmazların kayıtları ile ilgili değer tespitlerinin muhasebe kayıtları arasındaki uyumsuzluk, çözümü muhasebe kayıtlarının gözden geçirilerek düzeltilmesi, İkincisi, kadrolu işçilerin izinlerinin büyük ihtimalle pandemi koşulları nedeni ile düzensiz kullandırılması, Üçüncüsü, Yayın Kuruluşları ve Haber Ajanslarından Yapılan Hizmet Alımlarında sıkıntı olmadığı, ancak bu alımların başka bir yöntem ile alınması salık verilmiş, Dördüncüsü, Sözleşmeli personellere yapılan sosyal denge tazminat ödemelerinin prime esas kazanca dâhil edilmesi gerektiği.

Şimdi soralım!

Bu dört madde de Hırsızlık var mı? Yolsuzluk var mı? Zimmet var mı? Kamu zararı var mı?

İhaleye fesat var mı? Edimin ifasına fesat var mı?

İrtikap var mı? Görevi kötüye kullanma var mı?

Savurganlık var mı? Lüks, şatafat var mı?

Gazetede konu edilen Kuşadası Belediyesi raporunda da için de Hırsızlık, Yolsuzluk, Zimmet, kamu zararı, İhaleye fesat, edimin ifasına fesat ol mayan sadece 6 adet idari ve evrak tanzimi ile ilgili konuları içeren, tertemiz Kuşadalılar tarafından gurur duyulacak bir rapor var ortada. Üstelik önceki dönemde ihale kanununa muhalefet, kira, usulsüz tahsis, işgal ve daha pek çok konuda otuza yakın bulguyu da gerekli idari ve hukuki işlemler sonucu ortadan kaldıran örnek bir belediye ortada. Şimdi, bütün bu raporlar tüm belgeleri ve açıklığı ile ortadayken; Hangi vicdanla, imanla, izanla bu belediyelere saldırır ve hatta en galiz ve ağza alınmayacak küfür mertebesinde kelam edersiniz. Siz kamu zararı, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat, zimmet daha otuz iki kısım tekmili birden suç isnadı ve örnekleri görmek istiyor musunuz?

Dudağınızın uçuklatacak gerçekleri duymak ister misiniz?

Hem de “ne vereyim abime” misali…

Camiler satıldı… Yazabilir misiniz?

Hiç olmayacak 21/B ihaleler (Acil durum diyerek 75 süre vererek, bez çanta alımı Denizli büyükşehir) yazabilir misiniz? Hakedişler şişirildi. Yapılmayan işler yapılmış hakedişler ödendi. ( Bursa Büyükşehir Timsah Arenanın, Timsahının sadece kafasında 1,5 milyonluk yolsuzluk yapıldı. Timsahın gövde, kolları ve kuyruğunu varın siz hesap edin) yazabilir misiniz? Haksız atamalar, usulsüz kadro vermeler o kadar çok ki kitap olur. Söyleyebilir misiniz? Diyarbakır kayyumunun 678 milyon 486 bin 133 TL’lik harcamayı neden gizlediğini, Mardin kayyumunun manevi kızının düğün masraflarını belediye bütçesinden karşılamasına oh mu(!) diyeceksiniz. Duyurabilir misiniz?

Yasal borçlanma sınırı %10 olduğu halde Cumhur ittifakı belediyelerinde bu durumun dikkate alınmadığını (Denizli Büyükşehir
Belediyesi yasal borçlanma sınırını 580 milyon lira aştı) ifade edebilir misiniz? Üsküdar Belediyesi 162 milyon liralık pazarlık usulüyle 21/B ile tam tamına 72 (yetmiş iki) ihale yaptı. Kuşadası gibi Turizmin başkenti bir yerde her yıl milyonlarca dolar katma değer yaratan bir ilçeye zaruretten dolayı yapılan 2 tane 21/B ile ihale için yeri göğü inletenler, karşılaştırma yapabilir misiniz?

Sayıştay raporlarına yansıyan o kadar rezillik, usulsüzlük ve kamu zararı var ki hangisini yazacağımızı biz de şaşırmış durumdayız. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki muhalefet belediyelerinin daha temkinli, dikkatli, özenli ve kamu yararını esas alan bir çalışma içinde olduğu rahatlıkla görülebiliyor. İktidar belediyelerinin, iktidar(!) olmanın rahatı ve konforu içinde davrandıklarının Sayıştay raporlarına yansıdığını açıkça görüyoruz. Ama biliyoruz ne desek boş! Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!

Aydın’da vicdanını, adalet duygusunu kaybetmiş, gözleri hırs ve intikam duyguları kör olmuş bu cenaha ne desek boş… Kutsal kitabımız ne buyurmuş… “Kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler, dilleri vardır gerçekleri söyleyemezler"

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Kadife - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?