Siyasilerimiz

Biz bişeyler dersek, başka anlamlar çıkaracak çok insan var.

Makamlar, mevkiler, tasarrufun yanından bile geçmediği itibarlar, masraflar, sahte diplomalar, ballı

maaşlar, ama olmadık birçok şeyle uğraşıyorlar görüyoruz.

Sanki her şeyi yapmışlar da halkın hiçbir sorunu yokmuş gibi gereksiz bir sürü şeyle uğraşılıyor. Dün olduğu gibi bugün de böyle devam ediyor, sanırım yarında değişen bir şey olmayacak gibi görünüyor. Yazık oluyor geçen zamana ve hepimize. Oysa biz bu oyunu görmüş, bu öyküleri defalarca yeniden yeniden okumuştuk.

Büyük şair Nazım Hikmet bir şiirinde,

"Tavşan korktuğu için kaçmaz, kaçtığı için korkar" demişti. Toplumun sorunlarını

çözmekten kaçtığımız için mi korkuyoruz. Hepimizin bildiği bir gerçeği yeniden hatırlamakta yarar olduğunu göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Bir insan ne kadar bağırıyorsa kendini güçsüz olduğunu hissediyor olmasın.

Siyaset, insanın doğuştan getirdiği (dil, din, cinsiyet ve ulusal) özelliklerin sınırlarına girmemelidir. Sokaktaki insanın gündelik yaşamına dokunulmalı, hayatını kolaylaştırmalıdır. İnsanın gündelik yaşamına dokunmayan, hayatını kolaylaştırmayan siyaset ve siyasetçi ağzıyla kuş tutsa başarılı olması mümkün değildir. Toplumun yarısının asgari ücretle yaşamaya çalıştığı, diğer yandan uzun süre yaşadığı işsizliğe dayanamayıp avucunun içine iş/aş yazıp intihar eden, kendini yakan insanlar varken diğer yanda ihale rekorları kıranlar var bu memlekette...

TBMM Genel Kurulunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2021 bütçesi görüşmelerinde konuşan Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, "Yoksulluk, Türkiye için sorun olmaktan kalktı. Biz daha ziyade refahı paylaşıyoruz" iddialarında bulundu. Bu kadar iddialı açıklama yapan bakan, başında bulunduğu bakanlıkta ekonomik yoksulluk nedeniyle yardım alanların sayısını yıllara göre açıklamalıdır. CHP İstanbul Milletvekili ve Grup

Başkanvekili Engin Altay bütçe görüşmeleri sırasında kürsüde “Millet aç, midesine kuru ekmek dışında bir şey girmiyor” derken AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin “O zaman aç değiller” dedi.

Denizli Milletvekili haklı çünkü kendi yediği kebapların parasını Çivril Belediyesine ödettigi ortaya çıkan, milletvekili hakkında çıkan haberlere erişim yasağı getirtmiş. Tok açın halinden anlamaz. Sorsan, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir' ümmetinin seçkin üyeleridir.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de işsizlik, içinde yaşadığımız uzun pandemi dönemin sıkıntılarına rağmen azalmıştır.

İşsizliğin azaldığı, yoksulluğun toplumun gündeminde sorun olmaktan çıktığı, ülkenin sürekli büyüdüğüne ve refahı paylaşım dönemine girdiğimize göre bakanların ve milletvekillerinin yaşadığı toplum ile sokakta yaşayanların içinde bulunduğu toplum aynı değildir sanırım. Toplum dediğimiz şey sınıflara ayrılmış bir dünyadır. Bu dünyayı anlatırken ya da tarif ederken, üretim araçlarından yoksun emeğiyle çalışanların - sadece işçilerin değil￾emekçilerin, üretim araçlarına sahip sermaye sahipleri ve onların savunucularının varlığını anımsamak herhalde gereksizdir.

Fransız yazar ve filozof ve Aydınlanma Çağı'nın en önemli kişiliklerinden biri olan Diderot, "İnsan yoksulluğa düşmeye görsün! Vicdanla namusun sesi, aç mideden gelen feryatlar yanında pek zayıf kalır" deyişini unutmamakta yarar olduğunu düşünüyorum.

Siyasilerimiz demişken siyasal iktidarların özelliğini de unutmamak gerekiyor. Çetin

Yetkin'in 1970 tarihli "Siyasal İktidar Sanata Karşı" kitabının girişinde Çetin Özek'in "Kitap

Üzerine" yazdığı girişinde yazdığı; "Belirli bir sömürü düzeni kurmuş egemen sınıfların siyasi iktidarların halktan yana, sömürüye başkaldıran, direnen düşünceyi hapsetmek, sindirmek, bastırmak için neler yapabileceğinin olguları ve belgeleriyle dolu..." olduğu gerçeğini de unutmamak gerekiyor.

Yine Frantz Fanun'un meşhur kitabı Yeryüzünün Lanetlileri kitabında dediği gibi," Kapitalist ülkelerde, sömürülenler ile iktidar arasına çok sayıda ahlak hocası, danışman ve "kafa karıştırıcı" girer." Tıpkı dün olduğu gibi bugünde kafalarımızı karıştırmak isteyenlere yüz vermememiz gerekiyor. İçinde yaşadığımız her türlü sorunu hakça, kardeşçe ve asgari demokratik kurallara uygun bir şekilde çözmedikçe, hiçbirimiz rahat edemeyeceği.

Ne dersiniz; aynı şeyleri tekrar tekrar yeniden mi yaşayacağız.?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Veli Yalçın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?