“EN ALTTAKİLER”

Alman yazar Günter Wallraff’ın Türk işçi kılığına girerek yaşadıklarını yazdığı “En Alttakiler“ kitabı ile çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermişti. İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden 40 yıl geçtikten sonra yayınlanan kitap, Alman toplumunun yabancılara bakışı ile ilgili çarpıcı veriler sunmuş ve Alman toplumunda  şok yaratmıştı. Yabancıların ve özellikle Türklerin maruz kaldığı insan hakları ihlalleri, yabancı düşmanlığı ve en zor en pis işlerin Türklere yaptırıldığı gerçeğini bizzat yaşayarak yazmıştı. Türklerin toplumda neredeyse görmezden gelindiğini pis işleri yapsınlar ama ortalıkta da fazla görünmesinler anlayışının egemen olduğunu kanıtlamıştı.

Son günlerde gözden kaçan veya yeterince takdir görmediğini düşündüğüm hadise ise, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun günümüz Türkiye’sinin en alttakileri ile olan ve samimi olduğunu düşündüğüm diyaloğunun bu zor günlerde topluma örnek olması gerektiğidir.

➣ Kılıçdaroğlu, ev emekçisi (gündelik temizliğe giden) kadınlar ile görüştü…

➣ Kılıçdaroğlu apartman görevlileri (Kapıcılar)  ile buluştu…

➣ Kılıçdaroğlu temizlik işçileri (Çöpçüler)  ile buluştu…

➣ Kılıçdaroğlu inşaat işçileri (Amaleler)  ile buluştu…

➣ Kılıçdaroğlu konfeksiyon işçisi kadınlarla ile buluştu…

Kılıçdaroğlu yukarıda örnekleri olan birçok dezavantajlı kesim ile bir araya geliyor. Onlara birlik olun örgütlenin diyor. Hak elde etmek için bir araya gelerek güçlenerek ortak taleplerinizi ortaya koyun diyor. Umudunuzu kaybetmeyin sizler de herkes gibi bu ülkenin onurlu insanlarısınız. Her şeyin en iyisini siz de hakediyorsunuz diyor. İnanç aşılıyor.

Kılıçdaroğlu bunları yaparken sözüm ona bir zamanların mazlumu olduğunu iddia eden ancak sonradan görgüsüzce zenginleşerek en alttakiler ile bağlarını tamamen koparmış bu yeni sözüm ona islami burjuva takımının bir gazetesi;

Kılıçdaroğlu’na “çöpçüler kralı” manşeti atıp fotomontajlı fotoğrafını  koydu. Be vicdanı kurumuşlar, insanlıktan nasipsizler, sayıları yüzbinlerce olan ekmeğini helal alın teri ile kazanan bu insanların çocuklarının, eşlerinin, analarının, babalarının duyguları yok mudur? Hiç empati yaptınız mı? Bu meslek ile dalga geçme hakkını kim veriyor size? 

Kılıçdaroğlu tamda olması gerektiği gibi bir sosyal demokrat liderin yapması gerektiğini yapıyor. Sosyal demokrasi tam olarak budur zaten, kimsesizin kimi olmak. En alttakilere elini uzatarak onları olduğu yerden kaldırıp yaşama tutunmalarını sağlamak.

Kılıçdaroğlu bu ülkede kardeşçe yaşamamız gerektiğini buna zorunlu olduğumuzu bundan dolayı da hiçbir kesime kapıları kapatmıyor.

Türkiye’de sorunlu olan Cumhurbakanlığı Hükümet sisteminin Ülkenin sorunlarına çare olamayacağını yaşadığımız bu zaman dilimi içinde görüldüğünü söylüyor. Tekrar parlamenter sisteme, yasama, yürütme ve yargının tam bağımsız olmasını denge denetleme sisteminin geri gelmesini istiyor. Bu söyleme yürekten inanan sağ yelpazedeki partileri de ikna ediyor.

Peki; Kılıçdaroğlu bunları yaparken birileri ne yapıyor. Ne olacak benim kariyer planlamam diyor. “ Ben, Ben, Ben yine Ben diyor” Benliğini bulamamış bu arkadaşlar sonrasında bir yerden düğmeye basılmış gibi doğru dürüst bir gerekçe dahi ortaya koyamadan partiden ayrılıyorlar.

İnancım o ki budanan ağaç daha güçlü büyür misali, bu ayrılıklar CHP’ye güç katacaktır. Botokslu rüzgar gülü, ‘adam kazanıdı’cısı ve yancıları, keçileri kaçırmış gibi davranan konsolos ve benzerlerinin CHP’den ayrılmasının hiçbir kıymeti harbiyesi olmaz.

Bunun yanında Kılıçdaroğlu, İnce’nin istediği hem de çok istediği bir şeyi yapmıyor. Bence de çok doğru yapıyor. İnce aslında yaptıkları ile yüz kere partiden atılabilir. Ancak Kılıçdaroğlu, olayın farkında buradan kendine bir mağduriyet devşirme peşinde  olduğunu bildiğinden İnce’nin kendisinin partiden istifa etmesini bekliyor. Zaten İnce’nin de şimdiye kadar istifa etmemesinin ne etik ne de ahlaki olduğu ortadadır.

*

UNESCO, 2021 yılını ‘Hacı Bektaş Veli Yılı’ ilan etti

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Hacı Bektaş Veli'nin ölümünün 750. yılı nedeniyle gelecek yıl bütün dünyada "2021 Hacı Bektaş Veli Yılı" ilan edildi.

UNESCO 2021 yılını “Hacı Bektaş Veli Yılı” ilan etmişken, Türkiye’de hala Alevi, Bektaşi yurttaşların evlerine işaretler konuluyor.

Yetmez mi? döktüğünüz kan, akıttığınız gözyaşı, acı, elem, zulüm…

Yetmez mi? yüzyıllardır kardeşçe yaşamı baltalamanız,  suyu zehirlemeniz.

Ama size kötü bir haberim var. Hani “Z” kuşağı diyorsunuz ya! işte o kuşak herşeye rağmen tüm beyin yıkama, ötekileştirme çabalarınıza rağmen… algı ile olguyu birbirinden ayıran bireylerden oluşuyor. Yapılan tüm araştırmalarda o hastalıklı zehirli düşüncelerinize pirim vermedikleri görülüyor.

Bizler bu  ülkede kardeşliğe, birliğe inanan insanlar olarak sizlere rağmen;

Hacı Bektaş Veli; öğretisinin de ışığında yürüyeceğiz. 

“Yetmiş iki milleti bir nazarda gör” 

“Eline, beline, diline sahip ol”,  

“Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır”, 

”Okunacak en büyük kitap insandır” ,

“Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur”

”Kadınları okutunuz”

Bu Hikmet, İlim, İrfan dolu sözleri  yaşamımıza adapte edeceğiz.

Bir olacağız, İri olacağız, Diri olacağız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Kadife - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydın markaları

Gazete Aydın, Aydın'la özdeşleşen markaları ağırlıyor

+90 (552) 256 19 23
Reklam bilgi

Anket Hükümet tarafından alınan koronavirüs tedbirlerini ve bu konudaki hassasiyetini yeterli buluyor musunuz?